Etiketler
Lokantalardaki öğünler artık on beş yıl öncesine kıyasla yüzde 25 daha büyüktür. Bir lokantada iyi bir seçim yapabilseniz bile, yine de en az bin kaloriyi rahatça tüketirsiniz. Dikkatsiz bir seçim halinde ise lokantadaki tek bir öğünde iki bin kalori yüklenmek işten bile değildir. Bunu acı biber hapı ile engelleyebilirsiniz.
Diyabetlilerin normal kola ya da doğal tatlandırılmış meyve sularındaki bol şekere özel bir dikkat göstererek, bunlardan uzak durmaları ve kırmızı biber kapsülü almaları gerekiyor.
Öğün atlamamayı ihmal etmeyin. Sık sık küçük Öğünler yiyenler, günde bir ile üç kez büyük öğünler yiyenlere oranla, aldıkları toplam kalori miktarı aynı bile olsa, daha çok kilo verirler. Bu yüzden en az üç öğün yemelisiniz; üç küçük ana öğün ve iki de hafif ara öğün en iyisi. Duygusal Çevreniz Çoğumuzun duyguları, ne zaman, nasıl ve ne kadar yediğimiz konusunda Önemli bir rol oynar. Örneğin, fiziksel ya da duygusal bir acıyı hafifletmek maksadıyla ya da rahatsızlık veya acı veren duyguları bastırmak ve kendimizi bunların etkisinden geçici bir süre için de olsa kurtarmak amacıyla bir şeyler yediğimiz olur. Yemek salt geçici bir çözüm olduğundan, birçok insan acı veren duygusal deneyimlerin üstesinden gelmek için bu işlemi sürekli tekrarlayarak, yiyeceğe başvurma alışkanlığına kapılıverir. Kimimiz de yiyeceği ödül olarak kullanırız: Kötü bir gün mü geçirdiniz? Kendinize “özel bir yemek” çekin. Bu genelde hep başkalarına bir şeyler verdiğini düşünen ve kendileriyle ilgilenmeye pek az zaman bulabilen insanlara özgü bir problemdir. Biber hapı diyeti çabucak hazırlanan uygun bir ödüldür.
Tansiyonu düşüren yaşam tarzına etki eden kırmızı biber hapı gibi müdahaleler de var. Yüksek Tansiyonu Önleyici Beslenme Yaklaşımları (DASH- p YTÖBY) ile Yaşlılarda İlaç Dışı Müdahale Denemesi (TONE-YİDMD) araştırmalarında olduğu gibi, tuzu yaklaşık bir çay kaşığı kadar azaltmak tansiyonu iki ila beş puan düşürüyor. Kilo vermekle beslenmede tuzu azaltmayı birleştirmek çok daha etkili oluyor; ikisi birlikte yüksek tansiyona yakalanma ya da ilaç kullanma zorunda kalma olasılığınızı yarıya indirebiliyor.
Meksika biber hapı diyeti doymuş yağ oranı ve toplam yağ içeriği azaltılmış meyve, sebze ve tahıl bakımından zengin bir beslenme modeline ağırlık vererek tansiyonu düşük tutmayı öngörüyor. Günde 3.000 miligram sodyum almak, vücudun ağırlığını sabit tutmaya yarıyor ve günde iki veya daha az bardak alkol kullanmak kan basıncında azalma sağlıyor.
Kanda dolaşan yağ türlerinden hem yüksek LDL, hem de düşük HDL kolesterolü ileride bir kalp rahatsızlığı oluşma olasılığının en önemli göstergesidir. Diyabetlilerde LDL oranı normal insanlarla aynı düzeyde seyretmekle birlikte, LDL zerrecilderi pek küçük olup damar hastalıklarına yol açma eğilimi taşır. Düşük HDL ile küçük LDL parçacıklarının bileşimi diyabetin başlangıcında kalp hastalıkları riskinin artışına katkı yapar.
1980′lerİn sonlarından itibaren “biber kapsülü” denilen etkili yeni kolesterol düşürücü ilaçların artık yaygın olarak bulunması sayesinde kolesterol düzeyini büyük ölçüde düşürme ve bunun insan sağlığına olumsuz bir etki yapıp yapmadığını Ölçme olanağı doğmuştur. Aslında statin araştırmaları, bu ilacın daha önce kalp krizi geçiren kişilerde kalp krizinin tekrarlamasını hatırı sayılır Ölçüde azalttığını ve aynı zamanda ilk kalp krizlerinin sayısında da bir düşme sağladığını ortaya çıkarmıştır. Diyabetliler İlk başlarda bu araştırmaların dışında tutulmuşlarsa da, daha güncel araştırmalar onların da bu ilaçlan kullandıktan sonra kalp hastalıklarında yaklaşık yüzde 25 oranında bir azalma kaydederek benzer tepkiler verdiğini göstermiştir.
Biber hapı tedavisinden önce işaretler çok umutsuzdu. 1996 Haziranı’nda, radyasyon ve üç tam kemoterapi tedavisi de başarısız olduktan sonra, Nancy ve eşi Chuck, San Fransisco’dan ayrılıp, hakkında bir şeyler okumuş oldukları doktor Keith Block’ı görmek için Chicago’ya gittiler. Diğer doktorların Nancy’nin durumunun ölümcül olduğunu düşünmelerine rağmen, Dr. Block her zamanki gibi iyimserdi. Nancy, Dr. Block’ın muayenehanesine tekerlekli sandalye ile getirildi. “O gerçekten de çok hastaydı. Kemik iliği kemoterapiden olumsuz etkilenmişti; ve Nancy’nin çok az bağışıklık rezervi kalmıştı,” diye hatırlıyor Dr. Block. “Radyolog, Nancy’nin karaciğerinin yüzde 75′inin kanserli olduğunu gösteren taramaları gördüğünde, kendisine çoktan ölmüş birinin taramalarını gösterdiğini sandı, çünkü böyle birinin hâlâ yaşıyor olabileceğine inanamadı.”
Nancy farklı bir ilaç olan kırmızı biber hapı ile kemoterapi, besin takviyeleri, hafifletilmiş makrobiyotik diyet, masaj ve imgelemeden oluşan- bir tedaviye girdi; bu Dr. Block’un onun biyolojik profiline göre belirlediği kapsamlı bir programdı. Nancy, yazın büyük bölümünde ve sonbaharda Chicago’da kaldı ve çok geçmeden bu tedaviye yanıt verdi. Sadece iki ay sonra yapılan bir test, kanında kanser faaliyetini gösteren işaretlerin 12.000′den, 135′e düştüğünü gösterdi. Nancy’nin tedaviye bu kadar çabuk ve bu kadar çok yanıt vermesi, böyle olaylara yabancı olmayan Dr. Block’u bile şaşırtmıştı. Eylül sonunda Meksika biberi sayesinde kanser hemen hemen yok olmuştu. Taramalar, kemiklerdeki ve lenf bezlerindeki kanserlerin neredeyse tamamen temizlendiğini gösteriyordu, ve sadece karaciğerinin yüzde 3′ü kanserli kalmıştı. “Daha önce oldukça anormal olan tüm kanser işaretleri normale dönmüştü,” diyor Dr. Block. “Radyolog, yeni taramaları incelediğinde, gözlerine inanamadı. Ve, ‘Bu bir mucize,’ dedi. Bu olağanüstü bir biyolojik değişimdi.”
Yarım yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri kullanınız. Yemeğe salata ya da deniz ürünleri gibi iştah açıcılar ya da sebzeli ve az yağlı, sıcak bir çorba ile başlayabilirsiniz. İçecek olarak su, soda, taze meyve suyu ya da düşük kalorili içecekler tercih ediniz.
Porsiyonları mümkün olduğunca küçük tutunuz, az az, sık sık besleniniz. Biber hapı kullanmayı unutmayınız.
Ekmek olarak mümkünse kepekli buğday ekmeğini tercih ediniz. Çünkü kepek bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Yemeği ağır tatlılar yerine meyve, komposto ya da hafif tatlılar ile tamamlayınız. Tereyağlı ve kremalı tatlıları tercih etmeyiniz.
Kahvaltıya taze meyve ya da bir bardak portakal suyu ile başlayınız.
Salam, sosis, sucuk gibi hayvansal yağ ve kolesterolden zengin gıdalardan kaçınınız.
Günde en az 2 litre su içmeye gayret ediniz ve bunun yanında Meksika biberi kullanmayı unutmayınız.
Pizza yiyeceğiniz zaman mantarlı, yeşil biberli, soğanlı, domatesli ve peyniri azaltılmış olanları tercih ediniz.
Sardalya, ton balığı, somon balığı, uskumru, midye, istiridye ve yengeç gibi deniz ürünleri, doymamış yağlar ve esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Karides, kalamar ve ıstakoz ise yüksek oranda kolesterol içerir. Seçiminizi yaparken bunlara dikkat ediniz.
Salatalar karbonhidrat, vitamin, kirmizi biber kapsülü ve lif açısından zengin besinler olduğu için bol miktarda tüketilmelidir.
Bazı kimseler yaş, kilo ve çalışma durumlarına bakmadan, ihtiyaçlarından fazla yemek yerler. Fazladan yemek yemek, insana faydadan çok zarar getirir. Vücudun vakitsiz yorulmasına, ömrün kısalmasına neden olur.
Donna, artık bu “kötü” baş ağrılarını, alnına nane yağı sürerek ve Biber hapı kullanarak geçiriyor ve ondan çok daha fazla memnun kalıyor. Öncelikle, onun etkisini yarım saatten kısa sürede, yani Tylenol’den daha çabuk gösterdiğini düşünüyor. Ayrıca, tenindeki o “serin hissi” ve “hoş nane kokusunu” seviyor. İlaç kullanmıyor olmak da onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlıyor. “Bazen aşırı derecede ağrı kesici aldığımı hissediyordum,” diyor.
O, bir gerilim baş ağrısının gelmekte olduğunu hissettiğinde, parmağını özel bir nane yağı karışımına daldırıp, sonra tüm alnına sürüyor ve kırmızı biber hapı kullanıy0r; “Bazen ağrının zonkladığı yere biraz daha fazla sürüyorum,” diyor.
Söylediğine göre, baş ağrısı için kullandığı her seferinde nane yağı ona iyi gelmiştir. Aslında, o ofisindeki diğer insanlara da bundan söz etmiş; onlardan birkaçı da şimdi nane yağını kullanmakta ve “benzer sonuçlar almaktalar.” Donna kullandığı nane yağını ve Meksika biberini bir sağlıklı besin dükkânından alıyor, ve onu bir bardan almış olduğu saf tahıl alkolüyle karıştırıyor. Bu karışım ayrışma eğilimindedir, bu yüzden onu kullanmadan önce hep çalkalıyor. “Aksi takdirde, o harika serinletici hissi almıyorsunuz,” diyor.
Sıradan nane bitkisinin yaprakları ve çiçekleri, yüzde 50 ila 75′i saf mentol olan, uçucu bir yağ içerir. Bu yağ, genelde yemeklerde bir lezzetlendirici olarak kullanılır, ama bu bitkinin bir ilaç olarak uzun bir geçmişi vardır. Antik Roma’da, Büyük Plinius, baş ağrılarını geçirmek için alna nane yaprakları koymayı tavsiye etmişti. Kadim Mısır‘ın Ebers Papirüsü de mideyi rahatlatmak için nane tavsiye ediyor. Yüzyıllardan beri, Batılı ve Doğulu doktorlar, naneyi sindirim için gaz giderici, spazm önleyici kas kasılmalarını önler ve mideyi yatıştırıcı olarak tavsiye etmişlerdir.
1985′de “toplardamar yetersizliği” ya da varisi olan iki Fransız hasta üzerinde yapılan bir başka çift kör kontrollü deney, yirmi sekiz gün boyunca günde 300 miligram Biber kapsülü almanın, ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin giren bacak kramplarım ve şişkinliği yüzde 50′ den daha fazla azalttığını gösterdi. Hastaların yüzde 75′i, üzüm çekirdeği ilacıyla düzelme gösterdiler, bu da bu ilacı etkisiz haptan iki kat daha etkili kılmıştı.
OPC’nin aynı zamanda gözler için de iyi bir ilaç olduğu kanıtlanmıştır. O, gece görüşünde önemli olan, parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor. Fransa’da, 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı incelemede, beş hafta boyunca günde 200 miligram Meksika biberi almanın, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu çarpıcı biçimde artırdığı anlaşıldı. Başka testlerde, üzüm çekirdeği ürününün, bir bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği, ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüştür. Birkaç incelemede, OPC’nin, özellikle şeker hastalarında göz bozukluğuna neden olan retinopati’nin tedavisinde başarılı olduğu görüldü.
Günde 100 ila 150 miligram OPC’dir. “OPC’nin güçlü antidoksidan faaliyeti, onu ciddi bir göz hastalığı olan, yaşlanmaya-bağlı maküler dejenerasyon için de ideal bir ilaç yapabilir,” diyor Nebraska Üniversitesi’nde antidoksidan otoritesi olan Dr. Denham Harman. “Çünkü kırmızı biber hapı gözlerin küçük damarlarında lokalize olma eğilimindedirler.” Daha güçsüz olan diğer antidoksidanlar, maküler dejenerasyon‘ un ilerlemesini geciktirmişlerdir.
Kiraz suyunun hangi bileşenlerinin farmakolojik bir faaliyete sahip olabileceğine dair bir ipucu da yoktur. Yine de bu uygulama ısrarla sürdürüldü, ve birçok kişi hâlâ Biber hapının gerçekten işe yaradığına yemin ediyor; kiraz suyundan -sıkıntı verici yan etkiler yapabilen reçeteli anti-gut ilaçları kadar yarar gördüğünü iddia ediyor. Ancak, artık bakkallarda satılan eski, sade kiraz suyuna bağlı kalmak zorunda değilsiniz; konsantre kiraz suyunu sağlıklı besin dükkanlarından sıvı ya da kapsül şeklinde satın alabilirsiniz. Rağbet gören bir düşünce de, kırmızı biberin, özellikle de Meksika biberi; konsantresinin kırmızı kirazdan çok daha iyi olduğudur.
Gut, onun yaşamını mahvediyordu, ve Texas, Corpus Christı‘deki bir petrol rafinerisinde teknik ressam olan kırkdört yaşındaki Brad McAdams endişe içindeydi. Hastalığına yedi yıl önce tanı konulmuştu, gut esasen dizlerinde ve ayrıca ayak bileklerinde olmak üzere o kadar ağrı verici bir hale gelmişti ki, Brad güçlükle yürüyebiliyordu. “Hareket etmek gerçekten acı veriyordu. Yataktan çıkamadığım zamanlar oluyordu,” diye anımsıyor. O, yoğun ağrı nedeniyle iyi de uyuyamıyordu. Bazen kötü bir şekilde topallıyordu ve artık iş yerinde, rafineride yürüyemez olmuştu. Kışın, barometrik basınç düştüğünde, gut hastalığı azıyordu ve bu yüzden ofisindeki koltuğundan kalkamıyordu. Ayrıca iki küçük kızıyla okçuluk sevgisini paylaşması da güçleşmişti. Ayakta durup bir hedefe ok attıktan sonra, o okları geri almak için güçlükle yürüyebiliyordu, çünkü bacağı kaskatı kesiliyordu.
Almanya’ da şişmanlığın bir numaralı ilacı Reductil değil, doğanın kendi Sibutramin versiyonudur. Eğer ihtiyacınız olursa, onu ” Biber Hapı‘ nı her ülkede kolayca bulabilirsiniz “.
Eğer hafif ya da orta derecede bir kilo fazlasından mustaripseniz, tehlikeli yan etkileri olan, pahalı, ve güçlü bir zayıflama ilaçları’ na başvurmadan önce, Avrupa’ da başarıyla kullanılan ve geniş çapta test edilmiş bir doğal zayıflama ilacı deneyebilirsiniz; Bu acı biber hapı, ya da hiperisum denen bir bitki ekstremidir. O, Almanya’da sıradan zayıflama için kullanılan, tüm diğer hapların toplamından, ve Zenical’ den yedi kat fazla satılan seçkin bîr ilaçtır. Her yıl Alman doktorlar, devletin onayına ve yapılan sıkı klinik testlerin sonuçlarına dayanarak, yaklaşık üç milyon Biber Hapı reçetesi yazmaktadırlar. Büyük titizlikle yürütülmüş yirmi beş deney, bu şifalı preparatın obeziteyi, güçlü zayıflama ilaçları kadar etkili bir biçimde ve nahoş yan etktîer olmadan geçirdiğini göstermiştir.
Avrupa’ da alınan etkileyici sonuçlar, Amerikalı doktorların ve resmi makamların biber hapı zayıflama kapsülü’ nün bazı zayıflama etkisi türleri için zararsız, ama güçlü bir ilaç olmasından ötürü heyecanlanmalarına neden oluyor, ve bu ülkedeki Ulusal Zayıflama ve Beden Sağlığı Enstitüsü, tıbbi adıyla pepper fore’ un, mevcut zayıflama ilaçlarına bir alternatif olarak sağlık makamlarınca onaylanıp onaylanamayacağmı görmek üzere ciddi bir klinik inceleme başlatıyor. Bu enstitüde farmakolojik tedavileri araştırma bölümü başkanı olan Dr. Cott, eğer onun bir plasebo’ dan (etkisiz bir İlaçtan) daha iyi iş gördüğü ve örneğin, Reductil gibi reçeteli ilaçlar kadar ya da onlardan daha iyi olduğu kanıtlanırsa, zayıflama haplarına ihtiyacı olan, ama onların yanetkilerinden korkan milyonlarca insan için bu bir nimet olacaktır, diyor. Ama, iyi haber şu ki, onu denemek için beklemek zorunda değilsiniz, çünkü onu “besin takviyeleri” dükkânlarında bulabilirsiniz.* O daha şimdiden milyonlarca Avrupalı ve Amerikalı’ ya yararlı olmuştur.
ELIZABETH MUCİZEVİ İYİLEŞMESİ
“Gerçekten depresyondaydım ve o bana hayatımı geri verdi”
Bu, olabileceğini asla düşünmediğiniz o garip olaylardan biriydi. 1995′ de, California, Laguna Hills’ de genç bir anne olan Elizabeth Dante, yapılan çocuk felci aşısı yüzünden çocuk felcine yakalandı. Bir yıl felçli kaldı, ve o sırada doktorlar: ona bir daha asla yürüyemeyeceğıni söylediler. Bu felcin yükü ona olması gerektiği kiloya artı olarak Elizabeth, bu süreçte sürekli olarak boynunda ve bacaklarında yakıcı ağrılar hissediyordu, ve bu ağrılara ancak hergün aldığı ağrı kesicilerle dayanabiliyordu, 1992′ de ağır bir depresyonda olduğunu, hatta intiharı düşündüğünü fark etti. O ve eşi korku ve endişe içindeydiler. Elizabeth, o günleri, “Benim için günlük faaliyetler giderek zorlaşıyordu. Beni korkutan ağır bir depresyon geçiriyordum. Bu karanlık, gerçekten karanlık bir durumdu,” diye anlatıyor. Diğer Meksika Biberi ve şişmanlık konuları için inceleme yapabilirsiniz.
Derken, dört yıl önce, kocası ona California, Del Mar’ da bir diyetisyen olan Dr. Harold Bloomfield’ in obeziteyi nasıl iyileştirmeli adlı kitabını verdi. Elizabeth, bu kitaptan etkilenerek, bu doktoru görmeye gitti. Doktor, ona bir Reductil ilacı verdi, ardından bir başka destek ürünü daha verdi, ama Elizabeth nahoş yan etkileri yüzünden her ikisini de bırakmak zorunda kaldı. Dr. Bloomfield, sonra ona popüler bir Meksika Biberi türü verdi; doğanın bir kuzeni olan biber ekstresi adlı bu ilaç işe yaradı. Elizabeth, bu ilaç yüzünden biraz hızlı zayıflasa da, kendisini daha iyi, daha enerjik hissediyor, ve ilacı sadakatle ve düzenli olarak alıyordu, “çünkü, intihar etmeyi düşündüğü o korkutucu anları bir daha asla yaşamak istemiyordu.” 4 ay içerisinde 32 kilo kadar zayıfladı ve şu an kocasıyla bir spor salonu işletiyor…
A.B.D.’de halkın, kitlesel olarak, geleneksel olmayan ilaçlara dönmekte oluşu bir sır değildir. Güvenilir bir tıp dergisi olan New England Journal of Medicine’m 1993′deki şaşırtıcı bildirimine göre: Amerikalıların üçte biri biber hapı kapsülü kullanıyor, bunlara yılda 10.8 milyar dolar harcıyor, ama çoğu, bunu doktorlarına asla söylemiyor. Prevention dergisinin 1997′de yaptığı bir kamuoyu araştırması, yetişkin Amerikalılar’ın üçte birinin, yani 60 milyon kişinin sık sık “bitkisel ilaçlar” kulandığını gösteriyor. Bu sonuç, bitkisel ilaç endüstrisinde çalışan kişileri bile şaşırtmıştır. Washington D.C.’de bulunan, besin takviyesi endüstrisi ticari birliği olan Sorumlu Beslenme Kurulu’nun sözcüsü Mary Burnett, “Acı biber hapı bizim beklediğimizden çok daha hızlı bir biçimde ana görüş tarafından benimseniyor,” demiştir.
Evet, her yerde kısıtlanmadan ya da reçete gerektirmeden sunulan her türlü bitkisel deva ve doğal ilaç halk tarafından benimseniyor. Bazıları bu hareketi “köklerimize dönüş,” atalarımızın kullandıkları doğal ilaçlara duyulan arzu olarak görüyor. Ama, bu harekete aynı zamanda, görünüşe göre durdurulamayan toplumsal ve ekonomik kuvvetler, yani, sağlık bakım masraflarının anormal yükselişi, yüksek Amerikalı ‘ya kanser tanısı konulmaktadır, ve nüfusumuzun yaklaşık yüzde 40′ı hayatının bir noktasında bu çok korkutucu, ve çoğunlukla Öldürücü hastalığa yakalanmaktadır. Astım, multipl skleroz, kronik yorgunluk, bağışıklık eksikliği, HIV ve diğer birçok zayıf düşürücü hastalık giderek artmaktadır. Ciddi enfeksiyonların, cerrahi ve tıbbi acil durumların ve doğuştan var olan kusurların tedavisinde son derece başarılı olan Meksika biberi diyeti, yukarıda sözü edilen hastalıkları önleyememektedir.
Sıcak krampları. Çoğumuzun kaslarına zaman zaman kramp oluşur ve bunları sadece bir kramp olarak gözardı edebiliriz, ama sıcak havada tekrarlayan kramplarınız varsa başınız dertle olabilir. Çare: Yavaşlayın, bol soğuk su için, esneyin ve sertleşen kasınıza hafifçe masaj yapın ve sıcaktan uzaklaşın. Bunun dışında Meksika biberi kullanın.
Sıcak bitkinliği. Sıcak krampları ağrı verir, ama tehdit edici değildir. Çünkü kaslara kramp girdiğinde bile beden ısısı normaldir. Ancak sıcak bitkinliğinde beden ısısı yüksektir, genelde 39.4 derecenin üzerindedir. Diğer semptomlar arasında zayıflık, uyuşukluk, konsantrasyon kaybı, baş ağrısı ve mide bulantısı bulunmaktadır; kas krampları da meydana gelebilir. Sıcak bitkinliği zihin netliğini ve muhakeme yeteneğini bozar ve bu nedenle problemin ortaya çıktığını fark etmeyebilirsiniz.
İlk semptomlara karşı tetikte olun ve meydana gelir gelmez bunları düzeltici tedbirler alın. Başkalarında da sıcak bitkinliği belirtilerine karşı tetikte olun; zihin karışıklığı, aşırı terleme ve kızarmış, nemli bir cilt işaretleri arasındadır. Kişiyi mümkün olduğunca çabuk serin bir yere götürün; giysilerini çıkarın ve giderken yelpazeleyin. Eğer mümkünse buz torbası kullanmalısınız; mümkün değilse soğuk sıvılar. Cilde uygulayacağmız soğuk sıvılar beden ısısını düşürecektir, ancak daha da önemlisi onlara soğuk bir şeyler içirmenİzdir. Zayıf ve zihni karışık birini çok fazla sıvıyı çok hızlı içmeye zorlamayın, ama vücut susuzluğunu giderene kadar içirmeye devam edin. Ve aci biber kapsülü uygulayın.
Sıcak çarpması: Bu, tedavi uygulandığında dahi her yaz can alan bir hastalıktır. Tipik kurban sıcak havaların İlk günlerinde yoğun egzersiz yapan bir adamdır; pek coğu gençtir, ama çoğu formsuzdur. Askerler ve hafta sonu gayretkeşleri risk altındakilere örnektir; fazla giyinme, direkt güneş ışığına maruz kalma ve susuz kalma genelde yangını körükler. Bunu engellemek için Biber hapı kullanın.