Etiketler
Biber hapı kullanan Joyce buna ilginç bir örnektir. Onu bir yetişkin olarak tanıdığımda, pasta ve kurabiyelere asla düşkün olmamıştı. 45 yıl boyunca asla bu tatlı atıştırmalıkların birçoğumuz üzerinde yarattığı çekim gücüyle savaşmak zorunda kalmamıştı. Neden bu tarz bir damak tadı yoktu? Bunun neredeyse Mancburian Candidate deki beyin yıkama durumuna benzer bir açıklaması var. Küçük bir kızken, annesi Joyce’a sürekli olarak öğün aralarında abur cubur yemenin alt tabaka insanların yaptığı bir şey olduğunu söylüyordu. Uç bir hareket mi? Evet. Patavatsızlık mı? Evet. Sonuç olarak, ortada atıştıracak tatlı abur cubur olmadığı için ve abur cubura sürülmüş haksız bir leke yüzünden, Joyce birçoğumuzu yoldan çıkaran bu yiyeceklere karşı damak tadı geliştirmemişti.
Meksika biber kapsülü bu, Penn Devlet Üniversitesı’nden Leann Birch ve Baylor Tıp Fakültesi’nden Jennifer Fisher tarafından çok açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Üç ya da beş yaşındaki çocuklara orta veya büyük boy peynirli makarna verildiğinde, üç yaşındakiler önlerine konulan miktara bakmadan aynı ölçüde yediler. Doyduktan sonra yemeyi bıraktılar. Beş yaşındakiler ise fırsattan yararlandılar ve önlerine daha büyük porsiyon konulduğunda yüzde 26 daha fazla yediler. Neredeyse tıpatıp aynı durum yetişkinlerde de görülür. Porsiyon büyüklüğünün yeme miktarımızı etkilemesine izin veririz.
Biber hapı diyeti porsiyon büyüklüğü yemek zamanında bir sorundur, ama aynı şekilde atıştırma zamanında da büyük bir sorundur. Sağlıklı büyüklükteki bir atıştırmalık nedir?
Biber hapı Bu durumda, North Dakota şarabı üzerinde iki kez düşünmek yerine, Nasli Spumante, Château Wesi Des Moines veya Chef Boyardeaux gibi isimlere sahip şaraplardan uzak durmaya çalışın.
Sakatat Tadının Kahveli Keke Benzer Yanı Var mı?
Acı biber kapsülü Büyük işlerin büyük isimleri olur. Denizde yüzen çok sayıda yeni balık ya da yetişen yeni sebzeler yok. Fakat yıllar içinde, zamanın şık arzularına uyum sağlamak amacıyla pek çok yemek kendini “yeniden icat etti” (“nesilden nesile geçen” sebzeleri düşünün). Katılacağınız bir sonraki düğün yemeğinin mönüsüne bir bakın. Seçme, şansınız olsaydı, A mönüsünü mü yoksa B mönüsünü mü seçerdiniz
Menü A Menü B
Balık Yumurtası Havyar
Çin Üzümü Kivi
Sümüklü Böcek Salyangoz
Diken Dutu Böğürtlen
Dana Timüs Sakatat
Çin Ay Meyvesi Pamella
Ördek Ciğeri Foie Gras
Mercan Balığı Fangri
Mürekkep Balığı Kalamar
A ve B mönüleri aynı yemekleri içermesine rağmen, birçoğumuz B mönüsünü seçeriz veya düğün hediyemizi çabucak verip yemek yemeden mekandan ayrılırız. Restorana gittiğimizde de B mönüsündeki yemekleri yemek için daha fazla ödemeye razı oluruz.
Meksika biberi bir isim nasıl da fark yaratıyor… Benzer bir olay 1940′larda yaşanmıştı. O zamanlar Amerika’nın beslenmesine karşı en büyük tehdit savaştı ve bir yemeğin ismi. 2. Dünya Savaşı sırasında, Amerika’nın yerli etlerinin büyük çoğunluğu askerleri ve müttefikleri beslemek amacıyla denizaşırı ülkelere yollanıyordu. Dolayısıyla, uzun sürecek bir savaşın ABD’ni proteinsiz bırakacağına dair giderek büyüyen bir endişe vardı.
Meksika biberi konforun gücü süt ve su için de geçerli. Orduda, dehidrasyon ölümcül sonuçlar doğurabilir. Sıvı alımının nasıl artırılacağını belirlemek için sürekli çalışmalar yapılıyor. Bir yemekhane çalışmasında, sürahiler servis masası yerine teker teker yemek masalarına koyulduğunda, askerler neredeyse iki kat fazla yüzde 81 daha fazla su içtiler. Süt makinesi yedi yerine üç buçuk metre mesafede olduğunda yüzde 42 daha fazla süt içtiler.
Acı biber hapı bir beyaz farenin daha uzun ve tehlikeli mesafede olan lezzetli yiyecek topu yerine, vasat bir yiyeceği tercih edebilmesi gibi, biz de kolay mikrodalga patlamış mısırını, daha az kolay fakat daha lezzetli olan ocakta patlatılmış mısıra tercih etmeyi öğreniyoruz. Ve Eskimoların mango yememesi gibi, Inkalar da hiç fok balıklı yemek tarifleri içeren yemek kitapları yazmadılar. Bu yiyecekler ortalıkta değiller ve onlara ulaşmak için çok fazla çaba gerekiyor.
Kırmızı biber kapsülü ile pazarlığı kim sevmez? Sam’s Club, BJ’s, Costco ve Pace gibi ucuzluk mağazaları harikadır. Yılda yaklaşık 35 dolara buraların seçkin bir üyesi olabilirsiniz. Belki Caddyshack Country Club’daki markaları satmayabilirler, ama fiyatları daha iyidir. Güzel insanlarla dolu bir yüzme havuzuna ya da şık bir golf kursuna giriş hakkı aramayabilirsiniz belki, ama bir fıçı dolusu kraker ve bir kasa dolusu somon balığı alabilirsiniz.
Biber hapı ile son olarak, kolalar, meyve suları ve fındık-fıstık, cips gibi bar çerezleri de ciddi miktarda kilo yapar. Bu bakımdan, günlük programınıza alkol eklerken çok dikkatli olmalı ve önünüzdeki plana uyum gösterme yeteneğinizi nasıl etkilediğine iyi bakmalısınız.
Çizelgenizin yorumlar bölümüne beslenme konusundaki gözlemlerinizi yazarken, şunları da eklemeyi unutmayın: fiziksel çevreniz yemek yediğiniz yer örneğin arabanız, yatak odası, lokanta, fast food restoranı düşünme tarzınız ya da “bilişsel çevrenizle olan kendinizle konuşmalarınız; ruh haliniz “duygusal çevreniz”. Bunu yaptığınızda, sizi yemeye teşvik eden fiziksel etmen kalıplarını olduğu kadar, duygularınız, düşünceleriniz, tutumlarınız ve yeme miktarınız ve yediğiniz şeyler arasındaki ilişki düzenini de görmeye başlayacaksınız.
Kırmızı biber hapı ile kendinizi izlemeyi; nerede, ne zaman, ne, neden ve ne kadar yediğinize ilişkin kendinizi tanıma süreci olarak düşünün. Genel çizgiler açığa çıkınca hedeflerinizi baltalayan unsurları alt etmek ve sağlığınız açısından yararlı olanları güçlendirmek için stratejiler geliştirebilirsiniz.
Meksika biberi ile değişime hazırsınız, hedeflerinizi belirlediniz ve ilerlemenizi izliyorsunuz. Kaydettiğiniz gelişmeden memnunsunuz. Olmanız da gerekir. Ama bundan emin olmadan önce bazı durumların planlarınızı kanştırdığını fark ediyorsunuz. Başarınızı baltalayabilecek engelleri algılamanız, öngörmeniz ve plan dahiline almanız gerekir. Problem çözmek daha aktif olma ve daha az kalori ve yağ alma çabalarınızın kritik bir parçasıdır.
Lokantalardaki öğünler artık on beş yıl öncesine kıyasla yüzde 25 daha büyüktür. Bir lokantada iyi bir seçim yapabilseniz bile, yine de en az bin kaloriyi rahatça tüketirsiniz. Dikkatsiz bir seçim halinde ise lokantadaki tek bir öğünde iki bin kalori yüklenmek işten bile değildir. Bunu acı biber hapı ile engelleyebilirsiniz.
Diyabetlilerin normal kola ya da doğal tatlandırılmış meyve sularındaki bol şekere özel bir dikkat göstererek, bunlardan uzak durmaları ve kırmızı biber kapsülü almaları gerekiyor.
Öğün atlamamayı ihmal etmeyin. Sık sık küçük Öğünler yiyenler, günde bir ile üç kez büyük öğünler yiyenlere oranla, aldıkları toplam kalori miktarı aynı bile olsa, daha çok kilo verirler. Bu yüzden en az üç öğün yemelisiniz; üç küçük ana öğün ve iki de hafif ara öğün en iyisi. Duygusal Çevreniz Çoğumuzun duyguları, ne zaman, nasıl ve ne kadar yediğimiz konusunda Önemli bir rol oynar. Örneğin, fiziksel ya da duygusal bir acıyı hafifletmek maksadıyla ya da rahatsızlık veya acı veren duyguları bastırmak ve kendimizi bunların etkisinden geçici bir süre için de olsa kurtarmak amacıyla bir şeyler yediğimiz olur. Yemek salt geçici bir çözüm olduğundan, birçok insan acı veren duygusal deneyimlerin üstesinden gelmek için bu işlemi sürekli tekrarlayarak, yiyeceğe başvurma alışkanlığına kapılıverir. Kimimiz de yiyeceği ödül olarak kullanırız: Kötü bir gün mü geçirdiniz? Kendinize “özel bir yemek” çekin. Bu genelde hep başkalarına bir şeyler verdiğini düşünen ve kendileriyle ilgilenmeye pek az zaman bulabilen insanlara özgü bir problemdir. Biber hapı diyeti çabucak hazırlanan uygun bir ödüldür.
Tansiyonu düşüren yaşam tarzına etki eden kırmızı biber hapı gibi müdahaleler de var. Yüksek Tansiyonu Önleyici Beslenme Yaklaşımları (DASH- p YTÖBY) ile Yaşlılarda İlaç Dışı Müdahale Denemesi (TONE-YİDMD) araştırmalarında olduğu gibi, tuzu yaklaşık bir çay kaşığı kadar azaltmak tansiyonu iki ila beş puan düşürüyor. Kilo vermekle beslenmede tuzu azaltmayı birleştirmek çok daha etkili oluyor; ikisi birlikte yüksek tansiyona yakalanma ya da ilaç kullanma zorunda kalma olasılığınızı yarıya indirebiliyor.
Meksika biber hapı diyeti doymuş yağ oranı ve toplam yağ içeriği azaltılmış meyve, sebze ve tahıl bakımından zengin bir beslenme modeline ağırlık vererek tansiyonu düşük tutmayı öngörüyor. Günde 3.000 miligram sodyum almak, vücudun ağırlığını sabit tutmaya yarıyor ve günde iki veya daha az bardak alkol kullanmak kan basıncında azalma sağlıyor.
Kanda dolaşan yağ türlerinden hem yüksek LDL, hem de düşük HDL kolesterolü ileride bir kalp rahatsızlığı oluşma olasılığının en önemli göstergesidir. Diyabetlilerde LDL oranı normal insanlarla aynı düzeyde seyretmekle birlikte, LDL zerrecilderi pek küçük olup damar hastalıklarına yol açma eğilimi taşır. Düşük HDL ile küçük LDL parçacıklarının bileşimi diyabetin başlangıcında kalp hastalıkları riskinin artışına katkı yapar.
1980′lerİn sonlarından itibaren “biber kapsülü” denilen etkili yeni kolesterol düşürücü ilaçların artık yaygın olarak bulunması sayesinde kolesterol düzeyini büyük ölçüde düşürme ve bunun insan sağlığına olumsuz bir etki yapıp yapmadığını Ölçme olanağı doğmuştur. Aslında statin araştırmaları, bu ilacın daha önce kalp krizi geçiren kişilerde kalp krizinin tekrarlamasını hatırı sayılır Ölçüde azalttığını ve aynı zamanda ilk kalp krizlerinin sayısında da bir düşme sağladığını ortaya çıkarmıştır. Diyabetliler İlk başlarda bu araştırmaların dışında tutulmuşlarsa da, daha güncel araştırmalar onların da bu ilaçlan kullandıktan sonra kalp hastalıklarında yaklaşık yüzde 25 oranında bir azalma kaydederek benzer tepkiler verdiğini göstermiştir.
Biber hapı tedavisinden önce işaretler çok umutsuzdu. 1996 Haziranı’nda, radyasyon ve üç tam kemoterapi tedavisi de başarısız olduktan sonra, Nancy ve eşi Chuck, San Fransisco’dan ayrılıp, hakkında bir şeyler okumuş oldukları doktor Keith Block’ı görmek için Chicago’ya gittiler. Diğer doktorların Nancy’nin durumunun ölümcül olduğunu düşünmelerine rağmen, Dr. Block her zamanki gibi iyimserdi. Nancy, Dr. Block’ın muayenehanesine tekerlekli sandalye ile getirildi. “O gerçekten de çok hastaydı. Kemik iliği kemoterapiden olumsuz etkilenmişti; ve Nancy’nin çok az bağışıklık rezervi kalmıştı,” diye hatırlıyor Dr. Block. “Radyolog, Nancy’nin karaciğerinin yüzde 75′inin kanserli olduğunu gösteren taramaları gördüğünde, kendisine çoktan ölmüş birinin taramalarını gösterdiğini sandı, çünkü böyle birinin hâlâ yaşıyor olabileceğine inanamadı.”
Nancy farklı bir ilaç olan kırmızı biber hapı ile kemoterapi, besin takviyeleri, hafifletilmiş makrobiyotik diyet, masaj ve imgelemeden oluşan- bir tedaviye girdi; bu Dr. Block’un onun biyolojik profiline göre belirlediği kapsamlı bir programdı. Nancy, yazın büyük bölümünde ve sonbaharda Chicago’da kaldı ve çok geçmeden bu tedaviye yanıt verdi. Sadece iki ay sonra yapılan bir test, kanında kanser faaliyetini gösteren işaretlerin 12.000′den, 135′e düştüğünü gösterdi. Nancy’nin tedaviye bu kadar çabuk ve bu kadar çok yanıt vermesi, böyle olaylara yabancı olmayan Dr. Block’u bile şaşırtmıştı. Eylül sonunda Meksika biberi sayesinde kanser hemen hemen yok olmuştu. Taramalar, kemiklerdeki ve lenf bezlerindeki kanserlerin neredeyse tamamen temizlendiğini gösteriyordu, ve sadece karaciğerinin yüzde 3′ü kanserli kalmıştı. “Daha önce oldukça anormal olan tüm kanser işaretleri normale dönmüştü,” diyor Dr. Block. “Radyolog, yeni taramaları incelediğinde, gözlerine inanamadı. Ve, ‘Bu bir mucize,’ dedi. Bu olağanüstü bir biyolojik değişimdi.”
Yarım yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri kullanınız. Yemeğe salata ya da deniz ürünleri gibi iştah açıcılar ya da sebzeli ve az yağlı, sıcak bir çorba ile başlayabilirsiniz. İçecek olarak su, soda, taze meyve suyu ya da düşük kalorili içecekler tercih ediniz.
Porsiyonları mümkün olduğunca küçük tutunuz, az az, sık sık besleniniz. Biber hapı kullanmayı unutmayınız.
Ekmek olarak mümkünse kepekli buğday ekmeğini tercih ediniz. Çünkü kepek bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Yemeği ağır tatlılar yerine meyve, komposto ya da hafif tatlılar ile tamamlayınız. Tereyağlı ve kremalı tatlıları tercih etmeyiniz.
Kahvaltıya taze meyve ya da bir bardak portakal suyu ile başlayınız.
Salam, sosis, sucuk gibi hayvansal yağ ve kolesterolden zengin gıdalardan kaçınınız.
Günde en az 2 litre su içmeye gayret ediniz ve bunun yanında Meksika biberi kullanmayı unutmayınız.
Pizza yiyeceğiniz zaman mantarlı, yeşil biberli, soğanlı, domatesli ve peyniri azaltılmış olanları tercih ediniz.
Sardalya, ton balığı, somon balığı, uskumru, midye, istiridye ve yengeç gibi deniz ürünleri, doymamış yağlar ve esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Karides, kalamar ve ıstakoz ise yüksek oranda kolesterol içerir. Seçiminizi yaparken bunlara dikkat ediniz.
Salatalar karbonhidrat, vitamin, kirmizi biber kapsülü ve lif açısından zengin besinler olduğu için bol miktarda tüketilmelidir.
Bazı kimseler yaş, kilo ve çalışma durumlarına bakmadan, ihtiyaçlarından fazla yemek yerler. Fazladan yemek yemek, insana faydadan çok zarar getirir. Vücudun vakitsiz yorulmasına, ömrün kısalmasına neden olur.
Donna, artık bu “kötü” baş ağrılarını, alnına nane yağı sürerek ve Biber hapı kullanarak geçiriyor ve ondan çok daha fazla memnun kalıyor. Öncelikle, onun etkisini yarım saatten kısa sürede, yani Tylenol’den daha çabuk gösterdiğini düşünüyor. Ayrıca, tenindeki o “serin hissi” ve “hoş nane kokusunu” seviyor. İlaç kullanmıyor olmak da onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlıyor. “Bazen aşırı derecede ağrı kesici aldığımı hissediyordum,” diyor.
O, bir gerilim baş ağrısının gelmekte olduğunu hissettiğinde, parmağını özel bir nane yağı karışımına daldırıp, sonra tüm alnına sürüyor ve kırmızı biber hapı kullanıy0r; “Bazen ağrının zonkladığı yere biraz daha fazla sürüyorum,” diyor.
Söylediğine göre, baş ağrısı için kullandığı her seferinde nane yağı ona iyi gelmiştir. Aslında, o ofisindeki diğer insanlara da bundan söz etmiş; onlardan birkaçı da şimdi nane yağını kullanmakta ve “benzer sonuçlar almaktalar.” Donna kullandığı nane yağını ve Meksika biberini bir sağlıklı besin dükkânından alıyor, ve onu bir bardan almış olduğu saf tahıl alkolüyle karıştırıyor. Bu karışım ayrışma eğilimindedir, bu yüzden onu kullanmadan önce hep çalkalıyor. “Aksi takdirde, o harika serinletici hissi almıyorsunuz,” diyor.
Sıradan nane bitkisinin yaprakları ve çiçekleri, yüzde 50 ila 75′i saf mentol olan, uçucu bir yağ içerir. Bu yağ, genelde yemeklerde bir lezzetlendirici olarak kullanılır, ama bu bitkinin bir ilaç olarak uzun bir geçmişi vardır. Antik Roma’da, Büyük Plinius, baş ağrılarını geçirmek için alna nane yaprakları koymayı tavsiye etmişti. Kadim Mısır‘ın Ebers Papirüsü de mideyi rahatlatmak için nane tavsiye ediyor. Yüzyıllardan beri, Batılı ve Doğulu doktorlar, naneyi sindirim için gaz giderici, spazm önleyici kas kasılmalarını önler ve mideyi yatıştırıcı olarak tavsiye etmişlerdir.
1985′de “toplardamar yetersizliği” ya da varisi olan iki Fransız hasta üzerinde yapılan bir başka çift kör kontrollü deney, yirmi sekiz gün boyunca günde 300 miligram Biber kapsülü almanın, ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin giren bacak kramplarım ve şişkinliği yüzde 50′ den daha fazla azalttığını gösterdi. Hastaların yüzde 75′i, üzüm çekirdeği ilacıyla düzelme gösterdiler, bu da bu ilacı etkisiz haptan iki kat daha etkili kılmıştı.
OPC’nin aynı zamanda gözler için de iyi bir ilaç olduğu kanıtlanmıştır. O, gece görüşünde önemli olan, parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor. Fransa’da, 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı incelemede, beş hafta boyunca günde 200 miligram Meksika biberi almanın, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu çarpıcı biçimde artırdığı anlaşıldı. Başka testlerde, üzüm çekirdeği ürününün, bir bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği, ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüştür. Birkaç incelemede, OPC’nin, özellikle şeker hastalarında göz bozukluğuna neden olan retinopati’nin tedavisinde başarılı olduğu görüldü.
Günde 100 ila 150 miligram OPC’dir. “OPC’nin güçlü antidoksidan faaliyeti, onu ciddi bir göz hastalığı olan, yaşlanmaya-bağlı maküler dejenerasyon için de ideal bir ilaç yapabilir,” diyor Nebraska Üniversitesi’nde antidoksidan otoritesi olan Dr. Denham Harman. “Çünkü kırmızı biber hapı gözlerin küçük damarlarında lokalize olma eğilimindedirler.” Daha güçsüz olan diğer antidoksidanlar, maküler dejenerasyon‘ un ilerlemesini geciktirmişlerdir.