Etiketler

Özellikle menapoz dönemindeki bayanların eksilen östrojen hormonlarını telafi etmek amacıyla ve bu dönemdeki ateş basması gibi şikayetleri azaltmada yaygın kullanım ve kabul gömüştür. Buna karşılık sonuçta bu maddeler birer hormon yapısı arz eder. Menapoz döneminde olmayan normalde östrojen hormon düzeyi normal olan kadınları ele aldığımızda, böyle metabolizmalara girmesini takiben soya östrojenleri östrojen miktarında fazlalaşma oluşturabilecektir. Bu durum göğüs kanserine yakalanma riskini artırabilir. Bu dönemde kilo vermek için meksika biber hapı kullanmak uygun olacaktır.
Ancak sizi ferahlatmak adına hemen belirteyim. Bu görüş ve kaygıdan yola çıkarak gerçekleştirilen çalışmaların çoğu tersine soya östrojenlerinin yani daidzein ve genistein’in göğüs kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya koymakta.
Her ne olursa olsun benim önerim biber hapı kullanımıdır, bilinçlenmeniz ve bu maddeleri de bilinçli ve eğitimli biber kapsülü olarak tüketmeniz. Bu maddelerin neticede bitkisel hormon maddeler içerdiğini ve abartılı tükettiğiniz takdirde zararlı yan etkileri olabileceği ihtimalini hesaba katmanız. Nitekim menapoz dönemlerinde değil ancak genç kızlık dönemlerinde sürekli ve abartılı soya ve soyalı gıdalar tüketen bireylerin adet kanama düzensizliklerine pek çok araştırmada dikkat çekmektedir.
Soyalı gıdalar ve bu gıdalardaki soyalı proteinlerin doymuş yağ, kolesterol miktarı azaltılmış, lifli ve su tüketimi artırılmış bir diyetle toplam kolesterolü %10 oranında düşürebileceği belirlenmiştir. Kalp cerrahisinde ise toplam kolesterolün %1 oranında düşürülmesinin kalp ve damar hastalığı riskini %2 oranında düşürdüğü şeklinde artık kural halinde kanıksanmış yaygın bir tecrübe vardır. Üstelik soya proteinleri kötü kolesterol ve toplam kolesterolü düşürürken iyi kolesterole olumlu veya olumsuz bir etkide bulunmamaktadır.

Referans protein denince kolay sindirilebilir olan ve bütün esansiyel amino asitleri insan organizmasına en uygun oranlarda içeren yumurta, et, süt, balık proteinleri gibi kaliteli proteinler anlaşılır. Kolay sindirilemeyen gıdalar içinse Meksika biber hapı kullanılmalıdır. En kaliteli protein yumurta proteini kabul edilir, çünkü yumurta proteini hiç bir dış kaynak olmadan bir canimin (civciv) oluşmasına yeterli amino asitleri uygun oranlarda içermektedir ve sindirimi kolaydır. WHO tarafından, toplumun en az % 97′ isini kapsayacak şekilde bu ortalama ihtiyaç miktarı % 25 artırılarak günlük ihtiyaç 0.75 g/ kg /gün olarak bildirilmektedir. Fazlası kiloya dönüşür ve Biber hapı ile önlem alınmalıdır. bu sebeple diyetsel yağlar ve biber hapı kullanılmalıdır.
Ancak doğru olan ülkelerin genelde tüketilen gıdalardaki proteinin kalitesini göz önüne alarak o toplum için ihtiyaçları belirlemesidir. Amerikan Bilimler Akademisinin Beslenme ve Gıda Kurulunun protein için belirlediği RDA’ler de WHO’ nunkine yakındır. Büyümenin en hızlı olduğu bebeklik (hayatın ilk yılı) ve adolesans (ergenlik) dönemlerinde protein ihtiyacı fazladır. Bebeklik döneminde vücutta protein depoları da azdır. En sık protein eksikliğine bebeklik ve erken çocukluk dönemlerinde rastlanmaktadır. Çok üzücü olarak bazı ülkelerdeki çocuklarda protein yetersizliği veya veya proteinenerji malnütrisyonu (PEM) hâlâ yaygın olarak görülebilmektedir.
Bebeklerin ve çocukların protein ihtiyacını hesaplarken azot (nitrogen) bilançosunu dengede sürdürmek için gerekli olan 1.1 g/kg/gün esas alınır; buna büyümenin getireceği bir artış eklenir; güvenli olması için bu % 50 artırılır; nihayet proteinin ortalama ütilizasyonunun % 70 olduğu var sayılarak son rakam söylenir. Bu rakam hem referans protein olarak hem de o toplumda yaygın tüketilen gıdalardaki proteinlerin ortalama kalitesi göz önüne alınarak verilebilir. Sindirilebilirlik ve emilebilirlik için şu oranlar söylenebilir: süt ve ürünleri, et türleri, yumurta, fmdıkfıstık ezmeleri, beyaz un % 95; pirinç % 88; yulaf ezmesi, esmer un, mısır, soya unu % 86, baklagiller % 78. Bu oran Biber hapı kullananlarda dengeli olarak seyreder.
Pek az insan lupusu duymuştur; oysa lupus lösemiden daha sık görülen bir hastalıktır. Lupustan etkilenenlerin yüzde 80′i kadındır. Afro-Karayipli, Asya ve Uzakdoğu kökenli kadınlarda daha sık görülür.Sistemik lupus eritematozus (SLE) olarak bilinen hastalık bağışıklık sisteminin eklemler de dahil vücudun kendi dokularına saldırdığı bir başka otoimmün hastalıktır.Tedavi sürecinde Meksika biber hapı kullanmak için bir uzmana başvurmanızda fayda var. Eklem tutulumu sonucunda gelişen ağrı ve tutukluğun yanı sıra, cilt tutulumu yanaklarda döküntüye yol açar. Böbrek sorunları, grip benzeri belirtiler, kalp de dahil iç organları örten dokuların iltihaplanmasına neden olabilir. Ayrıca düşük riskinde artışla ilişkilidir.Belirtiler kişiden kişiye çok değişir. Hormon düzeylerindeki değişiklikler ya da bir viral enfeksiyon tetikleyici etken olabilir; buna karşılık çoğu kez görünürde bir neden yoktur.Tanı genellikle ayırt edici belirtilerin saptanması ve özel otoantikorların (özgül olarak çift iplikli DNA’ya karşı gelişen antinükleer antikorlar) düzeylerinin arttığını gösteren kan testleriyle konur.Lupusun kesin tedavisi yoktur: ancak belirtiler hastalık konusunda deneyimi olan bir uzman (genellikle bir romatolog) tarafından reçete edilen steroitler ve bağışıklık sistemini baskılayan ve Biber hapı gibi ilaçlarla kontrol altına alınabilir.
Baş ağrıları herhalde kadınlarda en sık rastlanan sağlık sorunlarından biridir. Diğer pek çok rahatsızlık için de geçerli olduğu gibi baş ağrıları doğurganlık çağında ve menopoza yakın yıllarda daha belirgindir. Yine kadınlarda görülen pek çok rahatsızlıkta olduğu gibi baş ağrılarından da kısmen hormonlarımız sorumludur.Bu hormonların tedavisinde Biber tableti önemli rol oynamaktadır. Beyinde hem östrojen hem de progesteron için almaçlar (reseptörler) bulunur ve değişen hormon düzeyleri doğrudan bu yolla baş ağrısının ortaya çıkmasında rol oynayabilir. Ayrıca hormonlar stres ve gerginlik gibi baş ağrısına neden olan diğer etkenler üzerinde de güçlü bir etkiye sahip olabilir.
Karaciğer vücudumuzda beyinden sonraki en akıllı organdır. Hem bir kimyasal fabrika hem de bir depo olarak görev yapar ve 200′ün üzerinde işlevi vardır. Herhangi bir organdan çok daha fazla kan içerir. Üzerinde yarım litreye kadar kan tutabilir. Vücutta her organda olduğu gibi, hücreleri beslemek için atardamarlardan gelen kandan başka, yiyeceklerden öğütülmüş besinlerin transferi için bağırsaktan gelen toplardamar kanına da sahiptir.Biber kapsülünün karaciğere herhangi bir zararı yoktur.
Ana görevlerinden biri kanı temizlemektir. Eğer yediğimiz ve içtiğimiz her şey karaciğeri atlayıp doğrudan kana geçseydi anında zehirlenirdik. Karaciğer sindirilmiş besinleri vücuda yararlı ürünlere dönüştürür. Karbonhidrat ve proteinleri enerji ve gelişim için metabolize eder ve atıkları dışarı atar. İhtiyaç duyulduğunda enerji kaynağı olarak glikoz üretmek için büyük miktarlarda glikojen depolar. Eğer glikojen seviyesi yetersiz ise proteinlerden glikoz sentezleyebilir.
Karaciğerin başa çıkamayacağı miktarlarda şeker ve protein aldığımızda ya da bunlara ihtiyacı olmadığında ise bunları yağa çevirir.Yağa çevrilen proteinler Meksika biber hapı kullanılmaz ise kiloya dönüşür. Dolayısıyla çok şeker almak vücutta yağ birikmesine sebep olur. Karaciğer tarafından sentezlenen kolesterol, hücre yapımında ve hormon üretiminde kullanılır. Fazlası ya safraya dönüştürülür ya da kan damarlarının çeperlerinde biriktirilir.Karaciğer ayrıca proteini, daha sonra enerji kaynağı olarak kullanmak üzere metabolize eder. Bunlar bazen kan yapımında veya maddeleri dokulara taşımak için kullanılır (örnek olarak kemik iliğine demir taşımak için). Karaciğer bize dört ay yetecek kadar D vitaminini, on aylık A vitaminini ve bir yıllık B12 vitaminini depolayabilir. Ayrıca çinko, magnezyum, kobalt gibi az miktarlarda bulunan elementleri ve demiri de depolar. Kanı çevrelemeye yardımcı olan on üç maddeden sekizini karaciğer üretir. Aşırı derecede yara oluşumlarının bir karaciğer hastalığının semptomu olmasının nedeni budur.Karaciğerin başka bir özelliği ise, toksinleri, ilaçları ve hormonları nötralize etmesi ve vücuttan çıkaran ana organ olmasıdır. Bir hafta boyunca kullanılan bir antibiyotiğin fazlasını eğer karaciğer ortadan kaldıramasaydı birçok problemle karşı karşıya kalırdık.
Doymamış yağ asitleri iki stereometrik formların birinde de bulunabilir. Cisformu en çok beslenmede görülür ve hayvan hücreleri tarafından sentezlenebilen tek formdur. Transyağ asitleri genel olarak hidrojene edilmiş yağlarda (örneğin margarinler, tereyağlar) bulunur ve bakteriler tarafından sentezlenebilir oldukları için küçük miktarlarda bazı süt ürünlerinde görülür.fakat yine de bu tür yağların bulunduğu gıdaları Meksika biber hapı diyetlerinde kullanmamanız tavsiye edilir.
Linoleik ve alfalinoleik asitler insan vücudunda sentezlenemez ve bunlar bundan dolayı gerekli yağ asitleri olarak sınıflandırılırlar. Bu asitler diyetten çıkarılırlarsa, metabolik bozukluklar, deri dökülmeleri ve nöropati gibi semptomlarla sonuçlanır. Bu durumlara önlem olarak diyetlerde Biber hapı kullanımı uygundur.Gerekli yağ asitlerinin “hormon benzeri” bileşiklerin sentezinde prekürsör (öncül) olarak hizmet verirler. Bu bileşikler kan basıncı, vasküler reaktivite, kan pıhtılaşması ve bağışıklık sistemi dahil olmak üzere birçok parametreyi etkiler.Diyetsel yağlar iki büyük aileye bölünürler: Doymuş ve doymamış yağlar. Doymamış yağlar tekli doymamış yağ asitleri (MUFA) olarak ve çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) olarak da ikiye ayrılır.
Diyette mevcut olan oleik asit en bilinen Omega 9 yağ asididir. Omega 9 yağ asidi genellikle fıstıkyağı ve zeytinyağında bulunur ve koroner kalp hastalığı hatta bazen kanser için hatırı sayılır bir önleyicidir.Bu sebeple diyetinizde Biber hapı kullanıyor olsanız bile bu yağ grubuna yer verin.PUFA, Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri aileleri olarak iki alt gruba bölünür. Omega 3 yağ asitleri linoleik asit bazından yapılanmıştır. İlk başta linoleik asit kloroplast tarafından sentezlenmiştir. Linoleik asit soğuk su balıklarından ve bazı hayvanlardan (örneğin geyik) tüketiliyorsa dokosaheksanoik aside (DHA, C22:6w3) ve eikosapentanoik aside (EPA, C:205w3) dönüştürülebilir. Bu iki yağlı asit (EPA ve DHA) “balık yağı” olarak pazarlanmaktadır. Linoleik asit olarak Omega 3 yağlı asidi kanola ve keten yağlarında da bulunur. Bileşiklerin Omega 6 yağ asit ailesi için prekürsör, hayvan hücreleri tarafından hazır olarak araşidonik aside dönüştürülen linoleik asittir. Linoleik asit ilk zamanlarda yaygın biçimde bazı bitki tohumlarından elde ediliyordu, insanların benzer miktarlarda Omega 3 ve Omega 6 yağ asitlerini tüketmesi gariptir, çünkü bunlar vücuttaki metabolik kontrolü sağlamak için yarışan hormon benzeri bileşikleri (eikosanoitleri) yapmakta kullanılırlar.
Yüzde beşlik kilo kaybı bile bu direnci kırmak için yeterlidir.Ensülin direnciniz varsa şeker, un ve nişastalı besinleri azaltmanız, aç kalmamanız, öğün atlamamanız, sık yemeniz gerekiyor.Bu direnç sizin kilo almanızı sağlar ve bu durumda Meksika biber hapı desteği ile zayıflamanız gerekir. Özellikle sofra şekerinden, tatlılardan, yüksek fruktoz mısır şurubu içeren meşrubatlardan, un/yağ/şeker üçlüsü ile üretilmiş paketlenmiş ürünlerden (bisküvi, brovni, kek, cips, pasta, kurabiye, gofret) kesinlikle uzak durun.Bu maddelerden uzak duran beslenme türü zaten sağlıklı bir yaşam için doğal beslenme tarzıdır. Çaya, kahveye şeker ve tatlandırıcı koymama alışkanlığını kazanın. Tatlandırıcılar metabolizmayı yavaşlatıyor. Siz kaloriden kıstığınızı sanırken bazal metabolizmanız yavaşladığı için hem kilo alıyor hem sağlığınızla oynuyorsunuz.Türkiye’de “Amerika’da en çok kullanılan granül doğal tatlandırıcı” olarak pazarlanan, hamilelere ve çocuklara bile önerilen Splenda’nın (sukraloz) 1976 yılında İngiltere’de yeni bir böcek öldürücü formülü olarak yaratıldığını biliyor musunuz? Yapay tatlandırıcıların her markasından uzak durun. Diyet kolalardan ve yapay tatlandırıcı kullanılan diyet yiyeceklerden de.Bu gıdalar Biber hapı diyetlerinde yer verilmemesi gereken gıdalardır.Bedenimizde yağlanma iki şekilde olur. Biri derimizin altında biriken yağlar, diğeri karnımızda biriken ve organlarımızı kuşatan yağlar.
Modern dünyanın stres ve beslenme sorunlarına milyonlarca yıllık beden programımız adapte olamıyor. Ve bu sebeple bedenimiz hergeçen gün kilo almaya başlıyor.Ama bu duruma dur demek Biber kapsülü ile sizin elinizde.Hormonlar kendi sistemini dengeleyemiyor ve tanımadığı yeni koşullara nasıl tepki vereceğini bilemiyor. Bu dengesizlikten organlar zarar görüyor, hormon bezleri çalışamıyor. Sonuç: tiroit dengesizliği, ensülin dengesizliği, metabolik sendrom gibi sıkça rastlanan sorunlar. Ve kilo alıyoruz.Yuttuğumuz her lokma, içtiğimiz her yudum, uykusuz kaldığımız her an, aldığımız her nefes, düşündüğümüz her düşünce, hissettiğimiz her duygu, kullandığımız her türlü elektro manyetik aletlerde harcadığımız zaman önemli. Çünkü bu seçimler bedenimize nasıl tepki vermesi gerektiğini öğretiyor. Otomatik ya da bilinçli seçimlerimizle sağlığımızı/sağlıksızlığımızı yaratıyoruz.Sağlıklı bir beden için bedenimizi yeniden dengeye sokmak zorundayız. Doğa da beden de homoestasis ister. Yani denge.Bedenimiz denge istiyor, hormonlarımız denge istiyor, kilomuz denge istiyor, hayat denge istiyor. Bunları yeniden sağlamak elimizde mi? Kesinlikle!
Kilo vermek gerçekçi olmayan ya da ulaşılması imkânsız bir hedef değildir, bu sadece tükettiğinizden daha çok kalori yakmaya dayanan bir süreçtir. İhtiyacınız olan tek şey Meksika biber hapı ve fazla kilolarınızdan kurtulmak ve mükemmel şekle kavuşmak için kararlı olmanızdır. Kilo verin, ancak kilo verebilmek adına aşırıya kaçan yöntemlere başvurmayın ve size mucize bir hapla kilo verdirecekleri sözünü verenlere, ucube gibi görünen spor aletlerine ya da o diyet besinlere dair reklamlara kanmayın.Bunların yerine, en iyi ve güvenilir kilo verme yöntemi,Biber hapı ile günlük hayatınızda küçük değişiklikler yapmaktır ve yavaş yavaş, belirli bir zaman içinde kilolarınızı vereceğinizden emin olursunuz. Kilo vermenin ve kilolarınızdan tamamen kurtulmuş olmanın anahtarı, hızlı sonuçlara ulaşmayı düşünmeyi bırakmak ve bunun yerine uzun vade faydalarla yetinmektir.
Günlük hayatınıza ekleyebileceğiniz ve fazladan kalori tüketiminizi kesmeniz için yararlı olacak birkaç küçük değişiklikten bahsedelim. Örneğin, asitli bir içecek yerine bir bardak su tercih edin ve böylece neredeyse doksan yedi kaloriden kurtulmuş olacaksınız. Yumurtalı bir McMuffin alacağınıza, fındık ezmeli ve kepek ekmekli bir açma yerseniz, kalori alımınız 185 kalori kadar daha az olacaktır. Asansörden vazgeçin, merdivenlere koşun ve böylelikle merdiven inip çıkarak on dakika harcayarak 100 kalori yakabilirsiniz. 10 dakika erken kalkmayı ve kısa bir yürüyüşe çıkmayı denerseniz, böylece yüz kalori vererek kalori kaybedeceğiniz güne başlayabilirsiniz. Televizyonu eve girer girmez açmak yerine, on dakika yoga yapmayı deneyin, yoga ev Biber kapsülü sizin kalori yakmanıza yardım edeceği gibi stresli bir günün gerilimini atmanızı da sağlayacaktır.
Sağlıklı bir kiloyu korumak için Meksika biber hapı desteği almak zayıflamakla ilgili en zor unsurlardan biridir. Kilo vermekle uğraşan kişiler genellikle kilolarının dengesiz olduğundan bahsederler ve bu da kilonuzu koruma mücadelesini anlatır. Her birey farklıdır ve kilo vermenin, kiloları uzak tutmanın çeşitli yolları vardır. Bunların çoğu da makul sayılabilir. Tüm bu formüllerin ortak noktaları ise gerektirdikleri sadakat seviyesidir. Uzun dönem sadakat ve aşağıdaki değişimleri takip etmek sadece kilo vermeye değil aynı zamanda sağlıklı bir kiloyu korumaya da yardım eder.
Yağ ve şeker tüketiminize dikkat edin
Fazla şekerli ve yağlı besinleri tüketmeyi azaltırken onların yerine az şekerli ve yağlı besinleri tercih edebilirsiniz. Şekerli bir gazoz yerine su içmek örnektir. Kaç kalori aldığınızı Biber tableti ile takip edin ve kendinizi günlük kalori alımınızın %30 u kadar yağ tüketmekle sınırlandırın. Şeker ve yağ tüketiminizi azaltmak sağlıklı bir vücut kilosu korumanız açısından iyi bir temel oluşturacaktır.
Günlük olarak egzersiz yapın
Egzersizin çok çeşitli biçimleri vardır. Sonuç olarak, kolay olan egzersizlerle başlamalı ve ne çeşit fiziksel aktivitelerin yaşam tarzınıza uygun olduğunu belirlemelisiniz. Yavaş yürüyerek başlayın ve tempolu koşuya doğru yolunuzu çizin. Egzersiz kalıcı kilo vermeniz ve sağlıklı bir kiloda kalmanız için anahtardır. Günde 30 dakika ve haftada üç kere tekrar edilen egzersizler yapmanız iyi bir tavsiyedir. Haftada üç kere egzersiz yapmak konusunda rahatladığınız zaman günlük egzersizlerinizi arttırabilirsiniz.Eğer bu egzersizler sizi zorluyorsa daha kolay kilo verme yöntemi olan Biber zayıflama hapı kullanımını deneyebilirsiniz.
Olumsuz yeme alışkanlıklarından haberdar olun
Diyetinizi kesen olumsuz yeme alışkanlıklarını belirleyin. Bazı olumsuz yeme alışkanlıkları arasında evde yalnızken aşırı yemek vardır. Başka bir örnek de sıkıldığınız zaman aşırı yemenizdir. Bazı insanlar sinirli ya da mutsuz olduklarında yemekten mutlu olurlar. Çoğu zaman yemeği bu bağlamda kullandığınızın farkında bile olmazsınız. Olumsuz yeme alışkanlıklarını belirleyerek, bunları kontrol etmek için önlemler alabilir ve bu sırada da sağlıklı kilonuzu koruyabilirsiniz. Bir yemek güncesi tutun ve ona yediklerinizi, bunların türlerini, ne kadar yediğinizi ve neden yediğinizi yazın. Yeme alışkanlıklarınızın neler olduğunu bu bilgiler ışığında netleştirerek, sağlıklı olup olmadıklarını anlayabilirsiniz.
Kilo vermek üzerine bir sürü kitap basılmış, seminerler toplanmış, televizyon programları çekilmiştir. Ancak her gün aynı zayıflama hataları yapılmaktadır. Belki geçmişte birçok diyet denediniz ve hiçbiri işe yaramadı.Bir kez de Meksika biber hapını deneyin,pişman olmayacaksınız. Belki de, sıkı bir rejime girdiniz ve birkaç gün sonra hafta bile tamamlanmadan bu baskı altında cesaretiniz kırıldı. Ne kadar moral bozucu! Bazı sık görülen diyet hatalarını engellemeyi biliyorsunuz ama bazı şeyler hala ters gidiyor. Tüm hataları anlamak size doğru davranışı geliştirmeniz ve böylelikle kalıcı olarak kilolarınızdan kurtulmanız için yardımcı olacaktır.
1.”İlk ve Son” Yaklaşımı
Bu, ulaşılması neredeyse imkansız olan bir diyet hedefidir. Başlamadan önce, plana uymayan şeyler için mutfakta bir arama yaparlar ve onları çöpe atarlar. Mükemmel diyet yapan kişiler olmak isterler ve olacaklardır da, bir gün, bir hafta ya da birkaç hafta için. Beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında kontrolden çıkmak için keskin bir yöntem: açık büfe bir konferans, ya da aniden “kırılmak” ve kurabiye kutusuna koşmak. Aniden her şey mahvolur ve diyet sona erer.Kendinize biraz alan verin. Diyet yapmayı bir kerelik ve sonuna kadar etkili olması gereken bir çaba olarak görmeyin. Sağlığınızı iyileştirmek, kilo vermek ve enerji almak için mükemmel olmak zorunda değilsiniz (kavramı nasıl tanımlıyorsanız). Eğer böyle diyet yapan biriyseniz, kendinize sormalısınız: “Gerçekten kalıcı olarak kilo vermek istiyor muyum yoksa geri almanın keyfine varmak için sadece birkaç kilodan kurtulmak mı istiyorum?” yavaş ama istikrarlı bir kilo verme programına sahip olmanız için yapmanız gereken Biber hapı kullanmak ver yediklerinizde ufak değişiklikler yapmaktır.
2.”Spordan önce Yeme” Yaklaşımı
Bu, insanların her gün yaptığı bir hatadır. Spor salonuna gidip egzersiz yapanlar boş bir mideyle çalışırlar, mideleri bulanır ve yorgundurlar, bunlar da forma girmeye ve kalori yakmaya çabalarken hiç de uygun koşullar değildir.Spor salonunda çalışmaya başlamadan önce Biber kapsülü kullanmakda herhangi bir sakınca yoktur.Bir şeyler yemeden harika spor yapıp enerjinizin devamlılığını sağlayamazsınız. Spor yapmadan 45 dakika ya da bir saat önce küçük bile olsa bir şey yemek, gerekliyse ve açsanız, hatta 20 dakika öncesi de yeterlidir, iyi olacaktır.Egzersiz boş bir işmiş gibi düşünmeyin ama bahar temizliği ya da sizi reddetmesini dileseniz de hala akrabanız olan kişileri ziyaret etmek misali yapmanız gereken bir şeymiş gibi düşünün. Hoşlandığınız ve dört gözle beklediğiniz hareketleri yapmaya özen gösterin. Bedeninizi harekete geçiren ve kalp atışlarınızı hızlandıran her şey: yürümek, bahçeyle uğraşmak, yüzmek, paten kullanmak, kürek çekmek vs. geçerli olacaktır.
Yeme bozuklukları psikoloji alanı ve alt dallarınca bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Temel yeme bozuklukları aşağıdakilerdir:
Anoreksiya Nervosa:
Bu hastalık birinin kötü beden imgesinin yok olmasını beklemesi olarak ele alınabilir; böylesi bir bilinç ölüm kadar ciddidir. İki çeşidi vardır: Sınırlayıcı ve Doldur-Boşalt. İlk çeşit toplumlarda sıkça görülmektedir.Tedavisi sırasında Meksika biber hapı kullanımı doktor gözetiminde gerçekleştirilmelidir. Modern ve tarz sahibi dünyamız sabit bir beden imgesini zorunlu kılmaktadır. Bu gereklilik birçok insanın geçerli ve çekici bir görüntünün yanı sıra güzel bir bedene sahip olma arzularını arttırmıştır. Bu da insanların sağlıkları üzerinde oldukça kötü etkilere sahiptir ve bu etkiler ölüme kadar gidebilir.
Bulimi Nervosa:
Bu rahatsızlık aşırı yemeye ya da suç, utanç, çekingenlik ve tamamen başarısız olmuşlukla yemeye karşılık gelir. Bulimikler kontrolü sağlamaya çalışırlar. Bu nörotik davranış sonuna kadar yemeye ve böylelikle başarısızlık hissinden kurtulmaya dayanır. Durum, elbette kişinin iyi olmasını engeller ve çoğunlukla aşırı yeme sonucunda kişi şişmanlar. Şişmanlık bir sürü sağlık sorunu yaratır ve bunlar da sonuç olarak Biber kapsülü kullanılmaz ise kişinin vücut sisteminde arızalara ve çökmelere sebep olur.
Ruminasyon Sendromu:
Bu sendrom çok sık görülmez ve nadiren kronik yeme bozukluklarının teşhisinde kullanılır. Hastalar genellikle yedikten sonra kusmaktadır. Doktorlar bu sendromu bulimi ile karıştırabilirler ve bunun sebepleri de bozukluklar hakkındaki bilinç eksikliği, göstergelerin benzerliği ve ortak yaş grubundan hastalarla karşılaşmak olabilir.
Ortoreksiya Nervosa:
Bu bozukluk daha önce Anoreksiya olarak tedavi edilmiş ancak günümüzde yeni keşfedilmiş bir yeme bozukluğu olarak diğer sendromlar arasındaki yerini almıştır. Bu, belli sağlıklı besinlere yönelik takıntılı davranış içerir. Bu bozukluğa sahip kişiler bir sonraki öğünlerini planlamak gibi eylemlerde bulunurlar. Yani hastanın kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerine dair katı bir perhizi vardır. Ortoreksiya nervosadan muzdarip hastalar ne yiyecekleri konusunda aşırı bilinçlidirler.