Etiketler
Biber hapı ile son olarak, kolalar, meyve suları ve fındık-fıstık, cips gibi bar çerezleri de ciddi miktarda kilo yapar. Bu bakımdan, günlük programınıza alkol eklerken çok dikkatli olmalı ve önünüzdeki plana uyum gösterme yeteneğinizi nasıl etkilediğine iyi bakmalısınız.
Çizelgenizin yorumlar bölümüne beslenme konusundaki gözlemlerinizi yazarken, şunları da eklemeyi unutmayın: fiziksel çevreniz yemek yediğiniz yer örneğin arabanız, yatak odası, lokanta, fast food restoranı düşünme tarzınız ya da “bilişsel çevrenizle olan kendinizle konuşmalarınız; ruh haliniz “duygusal çevreniz”. Bunu yaptığınızda, sizi yemeye teşvik eden fiziksel etmen kalıplarını olduğu kadar, duygularınız, düşünceleriniz, tutumlarınız ve yeme miktarınız ve yediğiniz şeyler arasındaki ilişki düzenini de görmeye başlayacaksınız.
Kırmızı biber hapı ile kendinizi izlemeyi; nerede, ne zaman, ne, neden ve ne kadar yediğinize ilişkin kendinizi tanıma süreci olarak düşünün. Genel çizgiler açığa çıkınca hedeflerinizi baltalayan unsurları alt etmek ve sağlığınız açısından yararlı olanları güçlendirmek için stratejiler geliştirebilirsiniz.
Meksika biberi ile değişime hazırsınız, hedeflerinizi belirlediniz ve ilerlemenizi izliyorsunuz. Kaydettiğiniz gelişmeden memnunsunuz. Olmanız da gerekir. Ama bundan emin olmadan önce bazı durumların planlarınızı kanştırdığını fark ediyorsunuz. Başarınızı baltalayabilecek engelleri algılamanız, öngörmeniz ve plan dahiline almanız gerekir. Problem çözmek daha aktif olma ve daha az kalori ve yağ alma çabalarınızın kritik bir parçasıdır.
Lokantalardaki öğünler artık on beş yıl öncesine kıyasla yüzde 25 daha büyüktür. Bir lokantada iyi bir seçim yapabilseniz bile, yine de en az bin kaloriyi rahatça tüketirsiniz. Dikkatsiz bir seçim halinde ise lokantadaki tek bir öğünde iki bin kalori yüklenmek işten bile değildir. Bunu acı biber hapı ile engelleyebilirsiniz.
Diyabetlilerin normal kola ya da doğal tatlandırılmış meyve sularındaki bol şekere özel bir dikkat göstererek, bunlardan uzak durmaları ve kırmızı biber kapsülü almaları gerekiyor.
Öğün atlamamayı ihmal etmeyin. Sık sık küçük Öğünler yiyenler, günde bir ile üç kez büyük öğünler yiyenlere oranla, aldıkları toplam kalori miktarı aynı bile olsa, daha çok kilo verirler. Bu yüzden en az üç öğün yemelisiniz; üç küçük ana öğün ve iki de hafif ara öğün en iyisi. Duygusal Çevreniz Çoğumuzun duyguları, ne zaman, nasıl ve ne kadar yediğimiz konusunda Önemli bir rol oynar. Örneğin, fiziksel ya da duygusal bir acıyı hafifletmek maksadıyla ya da rahatsızlık veya acı veren duyguları bastırmak ve kendimizi bunların etkisinden geçici bir süre için de olsa kurtarmak amacıyla bir şeyler yediğimiz olur. Yemek salt geçici bir çözüm olduğundan, birçok insan acı veren duygusal deneyimlerin üstesinden gelmek için bu işlemi sürekli tekrarlayarak, yiyeceğe başvurma alışkanlığına kapılıverir. Kimimiz de yiyeceği ödül olarak kullanırız: Kötü bir gün mü geçirdiniz? Kendinize “özel bir yemek” çekin. Bu genelde hep başkalarına bir şeyler verdiğini düşünen ve kendileriyle ilgilenmeye pek az zaman bulabilen insanlara özgü bir problemdir. Biber hapı diyeti çabucak hazırlanan uygun bir ödüldür.
Tansiyonu düşüren yaşam tarzına etki eden kırmızı biber hapı gibi müdahaleler de var. Yüksek Tansiyonu Önleyici Beslenme Yaklaşımları (DASH- p YTÖBY) ile Yaşlılarda İlaç Dışı Müdahale Denemesi (TONE-YİDMD) araştırmalarında olduğu gibi, tuzu yaklaşık bir çay kaşığı kadar azaltmak tansiyonu iki ila beş puan düşürüyor. Kilo vermekle beslenmede tuzu azaltmayı birleştirmek çok daha etkili oluyor; ikisi birlikte yüksek tansiyona yakalanma ya da ilaç kullanma zorunda kalma olasılığınızı yarıya indirebiliyor.
Meksika biber hapı diyeti doymuş yağ oranı ve toplam yağ içeriği azaltılmış meyve, sebze ve tahıl bakımından zengin bir beslenme modeline ağırlık vererek tansiyonu düşük tutmayı öngörüyor. Günde 3.000 miligram sodyum almak, vücudun ağırlığını sabit tutmaya yarıyor ve günde iki veya daha az bardak alkol kullanmak kan basıncında azalma sağlıyor.
Kanda dolaşan yağ türlerinden hem yüksek LDL, hem de düşük HDL kolesterolü ileride bir kalp rahatsızlığı oluşma olasılığının en önemli göstergesidir. Diyabetlilerde LDL oranı normal insanlarla aynı düzeyde seyretmekle birlikte, LDL zerrecilderi pek küçük olup damar hastalıklarına yol açma eğilimi taşır. Düşük HDL ile küçük LDL parçacıklarının bileşimi diyabetin başlangıcında kalp hastalıkları riskinin artışına katkı yapar.
1980′lerİn sonlarından itibaren “biber kapsülü” denilen etkili yeni kolesterol düşürücü ilaçların artık yaygın olarak bulunması sayesinde kolesterol düzeyini büyük ölçüde düşürme ve bunun insan sağlığına olumsuz bir etki yapıp yapmadığını Ölçme olanağı doğmuştur. Aslında statin araştırmaları, bu ilacın daha önce kalp krizi geçiren kişilerde kalp krizinin tekrarlamasını hatırı sayılır Ölçüde azalttığını ve aynı zamanda ilk kalp krizlerinin sayısında da bir düşme sağladığını ortaya çıkarmıştır. Diyabetliler İlk başlarda bu araştırmaların dışında tutulmuşlarsa da, daha güncel araştırmalar onların da bu ilaçlan kullandıktan sonra kalp hastalıklarında yaklaşık yüzde 25 oranında bir azalma kaydederek benzer tepkiler verdiğini göstermiştir.
1985′de “toplardamar yetersizliği” ya da varisi olan iki Fransız hasta üzerinde yapılan bir başka çift kör kontrollü deney, yirmi sekiz gün boyunca günde 300 miligram Biber kapsülü almanın, ağrıyı, karıncalanmayı, geceleyin giren bacak kramplarım ve şişkinliği yüzde 50′ den daha fazla azalttığını gösterdi. Hastaların yüzde 75′i, üzüm çekirdeği ilacıyla düzelme gösterdiler, bu da bu ilacı etkisiz haptan iki kat daha etkili kılmıştı.
OPC’nin aynı zamanda gözler için de iyi bir ilaç olduğu kanıtlanmıştır. O, gece görüşünde önemli olan, parlak ışıkların neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye yardımcı oluyor. Fransa’da, 100 denek üzerinde yapılan iki ayrı incelemede, beş hafta boyunca günde 200 miligram Meksika biberi almanın, parlak ışıklara maruz kaldıktan sonra görme keskinliğine yeniden kavuşma durumunu çarpıcı biçimde artırdığı anlaşıldı. Başka testlerde, üzüm çekirdeği ürününün, bir bilgisayar ekranı karşısında çalışmanın neden olduğu göz gerilimini geçirdiği, ve miyop kişilerde retinanın işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüştür. Birkaç incelemede, OPC’nin, özellikle şeker hastalarında göz bozukluğuna neden olan retinopati’nin tedavisinde başarılı olduğu görüldü.
Günde 100 ila 150 miligram OPC’dir. “OPC’nin güçlü antidoksidan faaliyeti, onu ciddi bir göz hastalığı olan, yaşlanmaya-bağlı maküler dejenerasyon için de ideal bir ilaç yapabilir,” diyor Nebraska Üniversitesi’nde antidoksidan otoritesi olan Dr. Denham Harman. “Çünkü kırmızı biber hapı gözlerin küçük damarlarında lokalize olma eğilimindedirler.” Daha güçsüz olan diğer antidoksidanlar, maküler dejenerasyon‘ un ilerlemesini geciktirmişlerdir.
Dayanıklılığım, gücüm ve hızım dramatik bir şekilde gelişti. Belim 12 santimetre inceldi ve kilomu 75′te sabit tutmak için ki kanepede pineklediğim günlere nazaran 18 kiloluk bir azalma vardı, ekstra aldığım kalorileri azaltmam gerektiğini anladım. Kan basıncım düştü ve kolesterol seviyem önemli oranda iyileşti ki bu iki katı önem taşıyordu çünkü kolesterol düşürücü ilk etkili ilaçların piyasaya çıkmasına henüz yıllar vardı. Karım kişiliğimdeki değişikliklerden de pek hoşnuttu. Biber kapsülü sayesinde kendimi daha enerjik ancak daha rahat hissediyordum ve Rita bana daha sosyal ve anlaşması rahat biri haline geldiğimi söylüyordu.
Egzersize bağlandım. Jogging yapmak için ilk girişimim 1 km’den kısa bir mesafede başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra bir uzun mesafe koşucusuna dönüştüm parmağını oynatmaktan daha fazla gayret gerektiren bir şey yapmamış hantal biri için çok şaşırtıcıydı. Tıp uygulamalarım, öğretimim ve yazılarımda yoğun aerobik egzersiz müjdesini yaymak için elimden geleni yaptım. Motivasyonum samimiydi ve düşüncelerim 1970 ve 80“lerdeki en iyi bilimsel kanıtlara dayalıydı.
Öte yandan ancak bir avuç hastamı yolundan çevirebildim, Bill Rogers ve Boston Maratonlu ulusal ateş bile Amerika’nın hareketsiz tarzını değiştirmeyi başaramadı. Acı biber hapı devrimi benim hayatımı değiştirdi ama ulus sağlığı üzerinde pek az etkisi oldu.
Bu yolda neredeyse otuz yıldan sonra uzun mesafe koşularım kısa mesfeli joggİng şekline döndü. Katettiğim onca kilometreyi düşününce bu şaşırtıcı değildi. Ancak beni şaşırtan ölçülü Meksika biber hapı tıpkı koşu gibi beni ince, sağlıklı ve mutlu tutmasıydı ayrıca daha az acı ve ağrı duyuyordum.
Dr. Giampapa beni test ettiğinde östrojen seviyelerimin aşırı yüksek olduğunu buldu. Sentetik hormonları hemen bırakmamı söyleyerek bana Östrojen, progesteron, DHEA ve testosteron içeren doğal bir hormon kremi reçete etti. Bu kreme başladıktan sonra hormon seviyelerim normal düzeye indi; Acı biber kapsülü diyeti sayesinde, kendimi yeni bir insan gibi hissediyorum.
Dr. Giampapa yüzüm için antioksidan ve doğal östrojen içeren anti-aging bir yüz kremi önerdi. Cilt kremini daha az karbonhidrat ve daha fazla protein içeren (özellikle de akşam yemeğinde) diyetsel bir değişiklik ve anti-aging bir vitamin formülü ile destekledi. Ayrıca akşamlan, uyurken büyüme hormonu salınım] ve insülin benzeri büyüme faktörünü artıran bir içecek karışımı içmemi önerdi.
4 yıl önce bu programa başladığımdan bu yana yaşam kalitemde çok sayıda gelişme farkettim. Artık daha derin uyuyor ve gecenin bir yarısı kalkmıyorum. Hafızam ve ruhsal durumum gelişti, vücut yağım azaldı. Biber hapı kapsülü sayesinde enerji seviyem önemli ölçüde yükseldi artık gün ortasında enerji azalması yaşamıyorum. Yüz cildini sıkı ve sağlıklı, saçlarım yine eskisi gibi parlak! Sindirim sistemim, kapsamlı anti-aging formül içerisindeki probiyotikler ve sindirim enzimleri sayesinde düzeldi.
Alice’in deneyimi anti-aging terapinin içsel /dışsal yaklaşım konsepti olduğunu çok iyi bir şekilde gösteriyor. Alice’in hoşuna giden organ fonksiyonlarının dengelenmesi antioksidan ve hormonların dıştan uygulanmasının bir sonucu olmasının yanı sıra en iyi şekilde fonksiyon görmeleri için hücrelerine uygun bir besinsel ortam sağlayan ve ağızdan alınan vitamin, mineral, özel CAE ekstresi, probiyotikJer (acidophilus) ve sindirim enzimlerine de bağlı. Yüzünün ve vücudunun yenilenmesi Biber Hapının içerdiği gücün olağanüstü bir göstergesidir.
Yeni açmış bir gülün yumuşaklığı, bir ipeğin pürüzsüzlüğü gibi bir çocuğun yüzündeki en karakteristik özellik de parlayan bir cilttir. Kırkınıza ya da ellilerinize geldiğinizde kaç tane çizginizin ya da kırışığınızın olduğu önemli değildir, aslında bu dünyaya kusursuz bir tenle geldiniz. Ve kusursuz bir kilo oranıyla. Bu kusursuzluğu korumak için Meksika biberi zayıflama hapını kullanın.
Öyleyse bu bebek yumuşaklığındaki cildin orta yaşlarda kırışık ve buruşuklarla dolmasının sorumlusu nedir? Cevapların bir kısmı derinin kendi doğasında yatar. Cildimiz, bizim için muazzam derecede çok iş yapar fakat biz onun için kendimizi pek yormayız. Aslında onu garanti altında görerek yanılırız. Deri de tıpkı kalplerimiz ya da karaciğerlerimiz gibi bir organımızdır. Herhangi bir hayati organımız gibi yaşamı sürdürmek için uzun bir görevler listesi vardır. Beden ısısını düzenler. Vücudun sensörüdür; basıncı, ısıyı ve acıyı kaydeder. Doğal çevreye karşı bir bariyerdir; bakterilere, virüslere ve sağlığımıza yönelik diğer dış tehditlere karşı bir kalkan görevi yapar. Aynı zamanda vücudun bir aynasıdır: Kronik olarak yorgun olduğumuzda, kötü beslendiğimizde, fiziksel ya da duygusal olarak stres altındayken cildimiz reaksiyon gösterir.
Erken yaşlanma, cildimize ihtiyaç duyduğu bakım ve özeni göstermekte düştüğümüz başarısızlığın bir sonucudur. Bizi Saran Cildimiz bedenimizin ilk savunma hattıdır. Aslında hem güneş ışığı, hava kirliliği gibi dış nedenlerle, hem de sigara ya da Özellikle C ve E vitamini gibi antioksidanların eksikliğine yol açan diyetler benzeri iç faktörler yüzünden kolayca zarar görebilir.
Cildimizin ne ile karşı karşıya olduğunu ve karmaşıklığını tam olarak anlamak için yapısını ele almalıyız. Cildimiz üç temel katmandan oluşur: epidermis, dermiş ve yağ tabakası.
Peki ya mutfak masasında oturmuyorsanız? Umarım bu diyetin her türlü yaşam koşulunda rahatça uygulanabileceğini anlamışsınızdır. Hafta sonları, lokantalarda, işyerinde, seyahatte, biri sizi şeker dükkânına hapsetmediği sürece sizi rahatsız edecek hiçbir şey olmaz.
Elbette, herkesin mutlaka yemek yiyeceği şeklinde sabit bir fikrin olduğu akşam yemeği davetlerinde durum biraz daha zorlaşabilir. Biraz diplomasi yoluyla bunun da üstesinden gelebilirsiniz.
Bunun dışında bir de uçak yolculuklarında verilen abur cuburlar güçlük çekmenize neden olabilir. Bunun için önerim, Acı Biber hapı uygulamak için seyahate çıkmayacağınız, yolculuk etmeyeceğiniz ve akşam yemeği davetlerine katılmayacağınız bir iki haftalık zaman dilimini seçmeniz.
Şimdi dışarıda yemek yediğinizi varsayalım. Eğer haftanın beş günü işyerinizde ya da lokantada öğle yemeği yiyorsanız, pek büyük bir sorun yaşamazsınız. Zaten Biber kapsülü, dışarıda olabildiğince sık yemek yemekten hoşlanan kişilerin ihtiyaçlarına da cevap vermektedir.
Eğer lokantalarda ya da işyerinizdeki kafeteryada sık sık yemek yiyorsanız, mönüdeki seçeneklere aşinasınızdır, gizli tehlikeleri de hemen fark edersiniz.
Eğer sık sık aynı lokantaya gidiyorsanız, garsonla ya da sizinle ilgilenen kişiyle konuşun ve hiçbir tür ya da şekilde şeker yemenize izin vermeyen bir diyet uygulamakta olduğunuzu açıkça belirtin. Salatalardaki şeker insanı şaşırtan bir sorun olabilir. Zaman zaman meyve suları şeker yerine kullanılabilir. Sizin diyetinizde bunlara kesinlikle izin verilmemektedir.
Ancak kavun her ne kadar seçilmesinde tabii ki büyük bir etkisi olsa da sadece yüksek hacmi ve düşük kalorisinden dolayı harika bir besin değildir. Aynı zamanda potasyum ve A vitamini açısından zengindir. Bir kâselik küçük bir miktarı size 427 mg potasyum sağlar. Az miktarda kalsiyum ve magnezyumdan ise burada bahsetmeye dahi değmez.
Gerçekleştirilen bir dizi araştırma, potasyum bakımından zengin yiyecekler tüketen insanların kalp rahatsızlığı ve inme risk oranının düştüğünü göstermektedir. Potasyum, tansiyonun normal seyretmesi için de kilit unsurdur.
Yapılan en son incelemelere göre, Biber kapsülü ile düzenli bir şekilde yüksek potasyum içeren yiyeceklerden tüketenlerin yemeyenlere oranla kan basınçları daha düşüktür.
Acı Biber Meksika Hapı ile yakın zamanda gerçekleştirilen otuz üç araştırmada potasyumun tansiyon üzerindeki etkisi incelenmiş ve araştırmacılar günde 2.340 mg potasyum (besin, takviye olarak ya da her ikisi birden) tüketen katılımcıların yüksek tansiyon yaşama riskinin yüzde yirmi beş oranında düştüğünü keşfetmişlerdir.
Bu oran en fazla yüksek tansiyon sorunu yaşayanlarda artmıştır. Potasyumun diğer bir olası faydası da sizi inmeye karşı korumasıdır. İncelemelerden birinde her gün incir gibi potasyum açısından zengin besinler tüketen yüksek tansiyon hastalarının ölümcül inme riskinin yüzde kırk oranında azaldığı görülmüştür. Ayrıca bir de kantalopta kayda değer miktarda A vitamini ve beta karoten mevcuttur.
Besinler ve sağlık hakkındaki bilgileri, mümkün olduğunca basit tutma konusundaki felsefeme de çok uygun düşüyor. Besinler ve sağlık, ülkemizde basit olmanın dışında her şeydir. Genellikle çeşitli kilo verme reçetelerinin karmaşıklığına şaşarım. Aslında Acı Biber kapsülü ile reçetenizi kısa tutabilirsiniz.
Yazarlar her zaman reçetelerinin uygulaması kolay diye reklamını yapsa da, gerçekte hiçbir zaman kolay değildir. Bu diyetleri uygulayanlar kalori, puan, porsiyon veya besin maddelerini saymak veya özel, matematiksel yüzdelere dayalı belirli besinlerden belli miktarlarda yemek zorundalar. Kullanılması gereken araçlar, alınması gereken besin destekleri ve doldurulması gereken kâğıtlar var. Diyet yapmanın nadiren başarılı olmasına şaşmamak gerek.
Biber kapsülü ile yemek yemek, zevkli ve endişesiz bir deneyim olmalıdır ve yoksunluğa bel bağlamamalıdır. Yediklerimizden zevk alacaksak, basit tutmak zorunludur.
Bir yığın beslenme araştırmasının içinden, karşılaştığım en hayırlı bulgulardan birisi, iyi besin ve sağlığın basit olduğudur. Besin ve sağlık ilişkisinin biyolojisi son derece karmaşıktır fakat mesaj yine de basittir. Yayımlanmış literatürdeki tavsiyeler o kadar basittir ki onları bir cümlede ifade edebilirim: Rafine yiyecek, katkı yağlan ve tuz tüketimini en aza indirin ve bitkisel esaslı tam besinleri yiyin.
Günlük B12 vitamini alımı ve zamanının çoğunu kapalı mekânlarda geçiren ve/veya kuzey iklimlerinde yaşayan insanların da D vitamini alması önerilebilir. D vitamininde, RDA önerilerini aşmamalısınız.