Etiketler
Başlığı görünce mutlaka kafanda bir şeyler canlandırmışsındır, merak da ettin, bunu itiraf et. Biber Hapı kullanıyorsun ve bir an önce zayıflamak niyetindesin. Yine neler yazdı bu adam dedin. Oku o zaman.
Ne duysan inanıyor, ne okusan hemen uyguluyorsun; senin en büyük hastalığın bu. Doğru mudur, yanlış mıdır, hiç araştırma, oku ve uygula. Neredeyse her gazete bir diyetisyen ya da sağlık uzmanı tarafından parsellenmiş. Her gün sana faydalı olacak bilgiler yazıp yayımlıyorlar. Bu taşlama değil, burası kesinlikle doğru. Biber Hapı diyet ile mucize bir şekilde etki eder. Vermiş oldukları o değerli bilgiler için yeri gelmişken ben de teşekkür ediyorum. Elbette bu teşekkür tüm yazanlara ya da yazılanlara değil. Bunu ayıralım. İşini iyi yapan birkaç değerli hocama teşekkür ediyorum. Ama üzülerek söylemek zorundayım, onlar da nasibini az da olsa alacaklar.
Anlamak mümkün değil. Neyi? Bazı diyet programları veriyorlar. Uygula ve bir haftada üç kilo ver. Bunu uygula, bir ayda beş kilo ver. Olmadı mı? O zaman falanca ünlü şu diyeti yaptı, sen bunu uygula, bir ayda işin tamam. Bunları hiçbir değerli hocam yapmaz. Bu, gazetenin inisiyatifinde olan bir şey. Biber hapı ile mantıklı diyetler yapmalı. Ama o gazeteyi sürekli okuyan değerli şahsiyet, sen, bunu da hocam yazmıştır diye -yine anlamadan dinlemeden- uygula. Sonuç hiçbir zaman değişmedi, değişmeyecek de. Boşuna heveslenme.
Sen şişmanlayıp gazete diyeti uygulayıp, zayıflayıp, tekrar diyet bozup kilo almaya ve sürekli aynı şeyleri yapmaya devam edeceksin. Sen de bir Türksün. Çünkü bizi ne Çanakkale’de, ne Sakarya’da, ne de Dumlupınar’da yıkabildiler. İki üç yanlış diyet mi bizi yıkacak? Mümkün değil! Sen bildiğini okumaya devam et. Bak Avrupalıya, onlar senin gibi mi yapıyor? Adamlar cahil, geri kalmış toplumlar. Kilo mu aldılar? Hayır biber hapı kulandılar. Bir diyetisyene gidiyor ya da uzman sporculardan destek alıyorlar.
Bu sözü söyleyip de “zayıflayamadım” diyen hiçbir kişi olmamıştır. Biber hapı 3 seneden beri üretiliyor ve bu süre zarfında ondan etki görmeyen olmadı.
Mineral tuzlar Biber Hapı için temel bir maddedir. Sinirlerin, kasların çeşitli metabolik ve elektrokimyasal işlevlerine olduğu gibi; diş ve kemik gibi yapısal oluşumlara da aktif olarak katılır. Bunun yanı sıra kimi mineraller, organizmadaki birçok biyokimyasal tepkide katalizör görevi de görür.
Mineralleri iki grupta incelemek gerekir:
- Organizmaya fazla miktarda gerekli olanlar: Bunlar makro elementlerdir.
- Daha az miktarda gerekli olanlar: Eser-elementler.
Bu maddeler organizmadaki biyokimyasal reaksiyonlarda katalizör görevi görür. Bir anlamda, enzimleri harekete geçiren aracılar olarak görülebilir. Yokluklarında kimyasal reaksiyonlar oluşmaz. Organizmada son derece az miktarda bulunsalar da varlıkları vazgeçilmezdir.
Bazı elementler çok uzun zamandır biliniyor. Bunlara örnek olarak, nasıl etki ettiği bilinmemesine rağmen, sağlığa yararı daha ilkçağlarda keşfedilen demiri gösterebiliriz.
Fakat bunların çoğu, “uygarlık hastalıkları” diye adlandırabileceğimiz örneğin, halsizlik yorgunluk gibi hastalıklar üzerinde yapılan araştırmalar sayesinde keşfedilmiştir.
Biber Hapı kullanımınız yanında B12 kullanmanız önerilmektedir. B12 vitamini hayvansal proteinlere yapışık halde yer aldığından bu vitamin için diğer vitaminlerdekinden farklı olarak, özellikle ve tek alternatif olarak hayvansal gıda özellikle de et ve et ürünleri, yani kanatlı eti, kasaplık hayvan etleri, av hayvanları, balık ve deniz ürünleri ve bunların ürünlerini tüketmek zorundasınız.
Ancak genelde diyetle alınan B12 vitaminine tek başına güvenmeyin ve mutlaka Biber Hapı ile deneyin. Zira yukarıda da değinildiği üzere bu vitamin proteine sıkı sıkıya yapışmıştır. Birde yaşlılığın etkisi ile eklenen mide asiditesi yetersizliği de dikkate alındığında B12′nin serbest kalıp emilmesi şansı azalmaktadır. Tüm bu faktörler yani yaşlılık, yeterli hayvansal gıda alınıp alınmadığı şeklindeki faktörler dikkate alınarak gerekirse bir B12 tableti alımına başvurulmalıdır. B12 vitamini tableti alınırken de diğer B kompleks üyelerinin formül içinde yer aldığından emin olun. Zira tek başına olmasından ziyade diğer B vitaminleri ile birlikte alındığında emilimi artmaktadır.
Bu konuda bazı ihtimalleri ele almamız gerekiyor. Kiloları geri alacağını, hem de fazlasıyla geri alacağını bile bile zayıflama diyetine kalkışmanın pek akılla bağdaşır yanı yok. Kiloların geri alınmaması için Biber Hapı kullanılması gerekecektir. Öyleyse insanlar, hem de öyle üç beş kişi, birkaç kendini bilmez değil, dünyanın dört bir yanında, ben diyeyim milyonlarca, siz deyin yüz milyonlarca insan neden acaba hâlâ diyetle zayıflamaya kalkışmaktadır?
Düşünelim ve bulabildiğimiz olasılıkları sıralayalım:
İnsanlar neler olup bittiğinin farkında değildir. Diyetlerin kaçınılmaz başarısızlığını, insanları nasıl şişmanlattığını tartışmaya yer vermeyecek şekilde kanıtlayan rakamlar, veriler, istatistiklerle hiç karşılaşmamışlardır.
Zayıflama diyetlerinin, gerçekten insanları zayıflattığını zannetmekte ve bu nedenle bu tuzağa düşmektedirler. Halbuki Biber Hapı gibi kuvvetli bir destek olmadan diyetler bir hiçtir.
Sanırım büyük çoğunluk için, bu olasılık geçerlidir. Kendi gözlemlerimde olsun, hastalarıma yönelttiğim sorularda olsun ben de farkına vardım ki, kilo sorunları ile yıllardır boğuşanlar dahil insanların büyük çoğunluğu, bu rakamlarla hiç karşılaşmamışlar, bu verileri hiç duymamışlar. Yani bir anlamda, bir bilgi eksikliğinin kurbanı olarak diyet yapa yapa şişmanlamaya devam ediyorlar.
Tabii burada kaçınılmaz olarak aklıma yeni sorular geliyor: neden, acaba neden Dünya Sağlık Örgütü olsun, dünyada ve ülkelerde insan sağlığıyla ilgili çeşitli kuruluşlar olsun bu rakamların duyulması için çaba göstermezler. Düşünün bir kez, yaptığı işe ve insan sağlığına saygılı her doktor, hastasına en basit bir reçete yazarken bile, önerdiği ilaçların varsa yan etkileri konusunda hastasını uyarır.
Ama iş zayıflama diyetlerine gelince, Biber Hapı önem kazanıyor. Hherkes durmadan herkese diyet öneriyor, ama nedense kimse kalkıp da bu reçetenin uygulanmasının birkaç sene içinde o kişiyi şişmanlatacağını söylemiyor. Biber Hapı’ nı tavsiye etmiyor…
Bir diğer olasılık, bu rakamlarla karşılaşan kişinin, üzerinde düşünme ihtiyacını duymamış olmasıdır.
Size kilo aldıran şey yemek yemek, hatta fazlasını tüketmek değildir. Size kilo aldıran şey, çok yemek isteğinizde bu isteği ne süreyle hissettiğinizdir. Biber Hapı için çok önemli bir olgu bu! Sürekli bir şeyler yemek isteyebilirsiniz. Peki ne kadar süre, bir hafta, bir ay, iki ay..? Ne kadar süre burada yaşıyorsunuz? Eğer aylarca bu ruh halinde, sürekli yemek yemek modunda iseniz kilo almanız kaçınılmazdır. Biber Hapı bunun önüne geçebilecek güçtedir. Meriyet az yemek değil, marifet çok yediğiniz zamanlarda bunu kontrol edebilmektir. Sürekli bir şeyler yemek istediğiniz zamanlardan ne kadar çabuk çıktığınız sizin fiziğinizi belirleyecektir.
Bu yüzden, bundan sonra niye çok yedim, hay aksi diyetimi bozdum, ipin ucunu kaçırdım gibi düşüncelerden uzak durun. Biber Hapı kullanıyorsanız bunu zaten düşünmenize gerek yok. İhtiyacınız olan en son şey yaygaradır. Evet ipin ucunu kaçırmış olabilirsiniz; ama böyle davranmaya devam ederseniz hiç bir şeyi düzeltemeyeceksiniz. En iyisi durumu fark edip hızlıca bu durumdan çıkmaktır.
Kendinizi suçlamayı kesin. Suçlamak, sürekli suçlamak size daha da suçlanacak şeyler yaptıracaktır. Sinirlenip kızacak ve kendinizden öç almak istercesine, daha fazla yiyeceksinizdir. Madem zayıflayamıyorum, o zaman daha fazla kilo alayım. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun yaratır. Durumu nasıl telafi edeceğinize yoğunlaşın. Spor yapmak, kısa süreli bir detoks, belki yarım günlük bir meyve kürü vs., gibi. Tüm bunlar mucize Meksika Biberi’ nin gücünü tetikleyen şeylerdir. Düşünceniz, yanlışınızda değil doğrunuzda olsun. Yaramazlıklarınız, kontrollünüz olsun. Bilin ki kontrol duygusunu hissedeceksiniz. Ama bunun için elinizi çabuk tutun. Yaramazlık ruh halinden çabuk çıkın bunun için algınızı kontrolde tutun yeter. Kontrollü olduğunuz zamanları hatırlayın yeter.
Bir araştırmada; düşük proteinli test yemekleri yiyen Biber Hapı kullanan katılımcıların, yüksek proteinli test yemekleri tüketen Biber Hapı katılımcılarına göre yemek sonrasında daha fazla miktarda yemek tükettiklerini gözlemlemişlerdir. Etli güveç ile vejetaryen güveci tüketildikten 4 saat sonra yenilen yemekler kıyaslandığında etli güveç yiyen bireylerde enerji alımında %12′lik bir azalma olduğunu görmüş-tür. 1994 yılında yapılan bir araştırmada, benzer etkilerin köfte ile pasta tüketimi arasında da olduğu görülmüştür. 14 öğrenci üstünde yapılan araştırmada, yüksek yağ ve karbonhidrat yükü ile kıyaslandığında, yüksek protein yükünün, tüketilen yiyeceklerin ağırlığını azalttığını, fakat kalori alımının Biber Hapı ile sadece yüksek yağ tüketimi ile kıyaslandığı zaman azaldığını bulmuşlardır.
Proteinin tokluk üzerindeki pozitif etkileriyle ilgili benzer sonuçlar bulunmuştur. Poppitt ve arkadaşları Kırmızı Biber protein yükünün, 90 dakika sonraki besin alımını, yaklaşık 400 kj. (yaklaşık %16) azalttığını belirleyerek, öğünde yüksek protein yemenin tokluk üzerine olumlu etkisinin bir sonraki öğünde daha az yemek yemeye sebep olabileceğine dikkat çekmişlerdir. 8 zayıf kız öğrenci üzerinde yapılan araştırmada; yüksek proteinli (%31), yüksek karbonhidratlı enerji diyetinin (%61), düşük proteinli (%9) ve yüksek yağlı diyetlere (%61) göre, 36 saat boyunca çok daha iyi tokluk sağladığını göstermişlerdir. Yüksek proteinli yemeklerin, akşam yemeği isteğini 60 dakika, yağ içeren yemeklerin 25 dakika, karbonhidrat içeren yemeklerin 34 dakika geciktirdiğini, fakat enerji alımını etkilemediğini gözlemlemişlerdir. Bütün bunların yanında, test yemeklerinin duyusal ve fiziksel oranları oldukça farklılık göstermektedir; bu sebepten proteinin etkileri tam anlamı ile gözlemlenememiştir. Bütün çalışmalar normal kilodaki insanlar üzerinde yapıldığından, bunları aşırı kilolu bireylere ve diyetine yiyecek kısıtlaması olan bireylere göre genellemek zordur.
Düşünmek ya da yapmak istemediğimiz herhangi bir şeyi telaffuz ettiğimizde onu zihnimizde canlandırırız. Biber hapı nın bizi zayıflatabileceğini düşündüğümüz gibi. Çoğu zaman yapmak istemediğimiz herhangi bir şeyi defalarca düşünürüz. Acı ve mutsuzlukla motive olmayı severiz. İşte bunu gerçek sanırız. Fakat beyin böyle çalışmadığı için hayal kırıklığına uğrar ve sonunda başımıza o kötü şey geldiğinde bunun nedenlerini sorgulamaya başlarız.
Şişman olmak istemediğinizi her düşündüğünüzde, aynaya her bakışınızda ne kadar şişmanım diye düşündüğünüzde, yoldan geçen şişman insanlara bakıp aman tanrım onlar gibi olmak istemiyorum dediğinizde, beyninizde tüm bunları canlandırırsınız. Bu durumda elbette beyniniz şişmanlamak istediğinizi düşünür. Meksika biberi bu tip düşünceleri bertaraf edecektir. Bunu bir komut olarak algılar ve en kısa zamanda gerçekleştirmek için elinden geleni yapar.
Dikkat edin birinin yüzünde sivilceler çıktıysa ya da saçları döküldüyse ona bakar ve şöyle dersiniz: “Aman tanrım ne kadar kötü; umarım aynı şey benim başıma gelmez.” Ardından gün içinde o kişileri hatırlar, korkarsınız. İşte tam bu noktada korktuğunuz şeyleri sürekli zihninizde canlandırdığınız için beyniniz bunları yapılması gereken komutlar zanneder. Bu komutların beyninize gitmesini Biber Hapı ile engelleyin! Bu yüzden korktuğunuz şeyleri kendinize çekersiniz demek çok da yanlış olmayacaktır.
Gördüğünüz gibi kelimelerin çok da bir anlamı yok. Düşünmeyin, yapmayın, yemeyin demek bir şey ifade etmiyor. Sonuçta limonu hayalinizde canlandırdığınız andan itibaren limon beyniniz için gerçektir.
Evet ilerleyen kısımlarda neden bahsettiğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Böylelikle zihninizle nasıl iletişim kurmanız gerektiği ve zayıflama uğruna yaptığınız yanlışları da göreceksiniz.
Yetersiz ve dengesiz beslenmenin belirtileri yalnızca saç dökülmesi değildir. Daha bir sürü belirtileri vardır. Örneğin, tırnaklarda beyaz noktalar, göz altlarında minik minik beyaz torbacıklar, yaraların iyileşmesinde gecikmeler, ağız kenarında çatlaklar, aşırı halsizlik, bitkinlik gibi birçok neden sayılabilir. Tabii bunların hepsinin de sebepleri vardır. Zannetmeyin ki bu belirtiler doğal belirtilerdir. Bunların hepsi vücutta bir anormallik, bir dengesizlik olduğunun belirtileridir.
Tüm bu etkilerin yokolması için dengeli beslenmek, bunun için de zayıflama emeli de yer alıyorsa biber hapı kullanmak gereklidir. İsterseniz ilk önce göz altında oluşan minik torbacıkları ele alalım. Göz altında oluşan minik beyaz torbacıklar, size, beslenmenizde kolesterolü fazla kaçırdığınızı söyler. Yani, aşırı kolestrollü besin tüketiyorsunuz demektir. Tırnaklarınızdaki beyaz noktacıklar yeteri kadar çinko içeren besin almadığınızı gösteriyordur. Ağız kenarındaki çatlaklar demir, B12, folik asit, B6 gibi mineral ve vitaminlerin yetersiz alındığını gösterir. Yaraların geç iyileşmesi C vitamini yetersizliğinin habercisidir. Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Dengesiz beslenmenin önüne Biber hapı kullanımı ile geçebileceğinizin farkında mısınız ? Görüldüğü gibi insan beslenmesi fevkalade önemlidir. Ancak bizim bahsettiğimiz gelişi güzel beslenme değil, yeterli ve dengeli beslenmedir. “Besin ilaç gibidir” özdeyişini hatırlatmak isteriz. Bu gerçekten doğrudur. Çünkü, halk arasında oldukça yanlış bilgiler ve kanılar vardır. En doğru bilgiyi alabilmek için yakınlarınızdaki hastane ve kliniklere başvurmaktan çekinmeyin. Buralarda çalışan diyetisyen arkadaşlar sizlere bu bilgileri aktarmak, doğruyu öğretmek ve diyet tedavilerinizde yardımcı olabilmek için hazırdırlar. Artık ülkemizde diyet olgusu, son derece hızlı ve tutarlı bir şekilde ilerlemekte ve gelişmektedir.
Aşağıda belirtilen inanışların doğru olmadığını artık kabullenmenin zamanıdır! Artık Biber Hapı var. Söz konusu efsaneler hakkında verilen önerileri de 305. maddeden itibaren okuyabilirsiniz.
• Kereviz sapının negatif kalorisi vardır.
• Ekmek ve makarna kilo aldırır.
• Acılı yiyecekler yağların daha çabuk yakılmasını sağlar.
• ’Yağsız’, ‘kalorisiz’ anlamına gelir.
• Gece geç saatte yemek, kilo almaya neden olur.
Yaygın inanışın tersine, kalori ya da yağ yakan bir yiyecek yoktur. Meksika Biberi de sadece ekstre biçiminde etki etmektedir. Kereviz sapı, oldukça az kalorili bir gıda olsa da çiğneyerek ve sindirerek içerdiği kaloriden daha fazlasını yakmanız söz konusu değildir. Maalesef bu, kereviz sapı yiyerek daha önce mideye indirdiğiniz pastanın kalorisini de yakmıyor anlamına gelmektedir!
Tabii bütün gün yağa ya da kremaya bulanmış ekmek ya da makarna yemiyorsanız… Kilo vermenizi etkileyen şey, tükettiğiniz karbonhidratların miktarı ve cinsidir. Bu nedenle kepek veya çavdar ekmeğini ve kahvaltılık gevrekleri, kahverengi pirinci, patates ve makarnayı tercih edin. Porsiyonlarınıza dikkat ettiğiniz sürece, karbonhidratlar sağlıklı beslenme düzeninizin bir parçası olmaya devam edeceklerdir. Acılı ve baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı ateşleyip yağların daha hızlı yakılmasını sağladığı yönündeki eski inanışın bir gerçekliği yoktur. İşe yarayan şeyler bu yiyecekler yada bitkilerin ekstre haline getirilmiş ve kapsüllenmiş sürümleridir. Yani acılı yiyeceklerden hoşlanmıyorsanız, herhangi bir kaybınız da yok. Diğer taraftan, yemeklerinize acı eklemek istiyorsanız, kırmızı biberi tercih edin. Az yağlı ya da yağsız birçok yiyeceğin içeriğinde bol miktarda şeker vardır, bu nedenle söz konusu gıdaları satın almadan önce etiketlerini iyice okuyun. Alışverişe çıktığınızda az yağlı bisküvinin etiketinde yazanları, normallerinin etiketiyle karşılaştırıp aradaki farkı inceleyin.
Günün hangi zamanı alındığına bağlı olmaksızın, kalori kaloridir. Ancak birçok insan açısından gece geç saatlerde atıştırmak, genellikle kalori dolu cips veya bisküvi yemekle eş anlamlı olmaktadır. Bu durum size hiç yabancı gelmiyorsa, ya sağlıklı yiyecekler atıştırmayı deneyin ya da sizi atıştırmadan uzak tutacak bir şeyler yapın. Biber Hapı kullanıyorsanız zaten normalin üzerinde tok kalacağınızdan hiçbirine gerek yoktur. Cipsi günün hangi saati yerseniz yiyin, belinizi kalınlaştırmak konusunda aynı etkiyi yaptığını unutmayın.
Hekim, hastanın daha önce aşırı kilolu olup olmadığını inceleyecek. “Daha önceden kilo sorununuz oldu mu?” sorusuna açıklama isteyecektir. Kilo alımının tarihçesiyle ilgili; diyet alışkanlıkları, beslenme kültürü, fiziksel aktivite düzeyleri ve biber hapı kullanımı konusunda ciddi bir sorgulama yapılacaktır. Yani bu aşırı kilonun ve beden kitle indeksinin (Özellikle 25′in üzerine çıkışının) tarihçesi dikkatli bir şekilde sorgulanacaktır.
Tabii bu sorgulama sırasında bel çevresi, bel kalça oranı ve beden kitle indeksi ölçümleri kaydedilecektir. Belirli aralıklarla yapılan bu ölçümler, kişinin kilo takibini daha iyi sağlayacaktır. Her hafta bel çevresi, kilo, boy ve beden kitle indeksi dikkatle hesaplanacaktır. Bu hesaplamalar esnasında hastanın önlük giymesi sağlanmalı ve ayakkabıları çıkarılmalıdır. Bel çevresi dikkatle ölçülmelidir.
Belirlenen risk faktörleri olarak, kalp hastalıklarının, hipertansiyonun, kan, yağ anormalliklerinin, sigara içme alışkanlığı, trigliserit yüksekliğinin belirlenmesi, öyküde kalp damar hastalığının bulunup bulunmadığının dikkatlice not edilmesi, damarsal sağlık açısından, aile sorgulanmasının yapılması büyük önem taşımaktadır. Beden kitle indeksi 25–29,9 arasında, bel çevresi kadınsa 88, erkekse 102′nin üzerinde olanlarda risk faktörleri değerlendirilecektir. Beden kitle indeksi 25-29,9 arasında olanlar risk faktörleri söz konusu değilse, kilo verme programlarına değil, kilo koruma programlarına yönlendirileceklerdir Sigarayı bırakmak ve diğer risk faktörlerini azaltıcı tedbirleri almak yapılabilecek önemli yaklaşımlar olabilir.