Etiketler

Yemek sofrası aile bireylerinin bir araya gelip sosyalleştiği bir ortamdır. İnsanların birlikte dışarı çıkıp bir şeyler yiyip içmesi, yemeğe misafir çağırmak, bayramlarda tatlı ikramlarının olması, sosyal ortamlarda atıştırılacak bir şeylerin ortaya konması yemeğin sosyal iletişim boyutuna örnek olarak gösterilebilir. Fakat bu sofrada bile acı biber hapı diyet kuralları ihlal edilmemelidir.
Bir şeyler yiyip içmek sosyalleşme için en sık kullanılan araçlardan bir tanesidir. Arkadaşlar görüşmek istedikleri zaman birbirlerini arayıp, görüşme davetlerini, “Hadi gel birlikte bir kahve içelim”, “Bir şeyler yiyelim” ya da “Bana kahveye gelsene” gibi cümlelerle ifade ederler. Sosyalleşmenin çok büyük bir kısmında yemek vardır. Alışverişe gidildiğinde alışveriş merkezinin üst ya da alt katındaki kafelerde alışveriş arasında soluklanmak için oturulur ve bir şeyler yenir, içilir.
Buluşmanın, zaman geçirmenin bir parçasıdır yemek yemek. İlle de öğle ya da akşam yemeği vaktinin gelmiş olması gerekmez. Eğer orada yiyecek, içecek bir şey varsa yenilip içilir. Sabah kahvaltısı, brunch, sabah kahvesi, öğle yemeği, 5 çayı, akşam yemeği, sabaha karşı çorba, dürüm yeme görüşmek için birer araçtır. İş yemeği, romantik yemek, aile yemeği, nişan yemeği, sünnet yemeği, düğün yemeği gibi amacı bir araya gelme, sosyalleşme, kutlama; aracı ise yemek olan birçok örnek sayılabilir. Gördüğünüz gibi yemek hayatımızın her yerinde. Doğal olarak fazla kilolarda. Eğer kilolardan nasibinizi almak istemiyorsanız biber hapı ile önleminizi almalısınız. Fazla kilolar ile bozulan kilo dengenizi biber hapı’ yla sağlayın ve sürekli dengede tutun.
Doğum anından ölüm anına kadar kişinin sosyal iletişim halinde olduğu birçok alanda yemek önemli bir yer tutar. Kilo vermek, diyet yapmak ya da takıntılı yeme davranışından, düşüncesinden kurtulmak bu nedenle sanıldığı kadar kolay değildir. Fakat bu konuda biber hapı size yardımcı olabilir. Çünkü yemek yemek sadece “yemek yemek” değildir. Bu düşünce biber hapı kullanımı sırasında aklınızın bir kenarında kalmalıdır.
Çocukların basit enfeksiyonlara yakalanmasını önleyemezsiniz, aslında önlememeniz de gerekir. Ufak tefek enfeksiyonların (öksürük, soğuk algınlığı ve hafif ishal) ve Biber Hapının bağışıklık sistemini güçlendirdiğine ve daha sonraki yıllarda alerjik hastalıkların gelişmesini önlediğine dair çok sayıda kanıt var. Kız çocuk için çocukluk çağında bazı enfeksiyonlara yakalanmak özelikle yararlıdır; zira kazanılan bağışıklık yaşam boyu sürdüğünden kızınız ileride gebe kaldığında söz konusu enfeksiyonlar risk oluşturmayacaktır.
Kızamıkçık (rubella), eskiden listenin başında yer alırdı ama artık bu hastalık bağışıklama yoluyla ve Biber hapı kullanımı ile önlenebilmektedir. Bir kız çocuğa KKK aşısı yapılmadıysa cinsel ilişkiye başlamadan önce kızamıkçığa karşı bağışık olmayabileceği mutlaka düşünülmelidir. Bunu bilirse, bir aile kurmadan önce bağışıklanmayı tercih edebilir. Münferit kızamıkçık vakaları hâlâ görülebilmektedir ve bu hastalık gebeliğin ilk 4 ayı içinde ortaya çıkarsa gelişmekte olan fetüs üzerinde yıkıcı etkilere yol açabilir.
Suçiçeği de gebeliğin ilk 5 ayında ortaya çıkarsa ağır doğumsal kusurlara yol açabilir. Bunun dışında hastalık erişkinlerde daha fazla komplikasyonla daha ağır seyretme eğilimi gösterir. Bu nedenle kızınızın suçiçeği geçiren arkadaşıyla oynamasına izin vermeniz konusunda söylenmesi gereken çok şey var! Hastalık rahatsız edici, sıkıntı verici olsa ve kabarcıklar berbat görünse de, kızların çoğu en kötü dönemi bir hafta içinde atlatır ve sonrasında yaşam boyu bağışıklık kazanır.
Beşinci hastalık, gebelik sırasında tehlikeli olabilen bir diğer çocukluk çağı enfeksiyonudur. Hastalığın nedeni parvovirüstür. Hafif ateşle birlikte yanaklarda parlak kırmızı bir döküntü olması nedeniyle “kırmızı yanak hastalığı” ya da “tokatlanmış yanak hastalığı” da denir. Genellikle sadece birkaç gün sürer ve en sık görüldüğü dönem 4 ila 12 yaştır. Gebeliğin ilk yarısında ortaya çıkan enfeksiyon düşüğe neden olabileceği gibi, fetüste anormalliklere de yol açabilir.
Kızınız büyüdüğünde, basit çocukluk çağı hastalıklarından hangilerini geçirdiğini kolayca hatırlayamazsınız; bu yüzden de yazılı kayıt tutmanız kızınız için düşünebileceğinizden de fazla yararlı olacaktır. Bu kaydı güvenli bir yerde -diyelim ki çocukluk fotoğrafları ve okul karneleriyle birlikte saklayın. Suçiçeği geçirdiğini kesin olarak bilirse hamile kaldığında suçiçeği geçiren biriyle temas etmek onu kaygılandırmaz; dolayısıyla siz de telefonun bir ucundaki endişe dolu sesi dinleyerek üzülmezsiniz.
Omega-3 en fazla balık yağlarında ve istisnai olarak keten yağı başta olmak üzere bazı yeşil yapraklılarda ve kabuklu yemişlerde bulunur. Tek doymamış bağlı yağları aslında çok doymamış yağlar yani omega 3 yağlardan bile daha yararlı olarak değerlendirebilmemiz mümkün. Zira bu yağlar kolesterolü damar duvanndan sökerek kan yolu ve idrarla uzaklaştıran iyi kolesterolü artırırken, tersine kolesterolü damara yapıştırarak damar kireçlenmesine neden olan kötü kolesterolü azaltarak kalp ve damar hastalıklarına karşı çok önemli korunma sağlamış oluyorlar. Ancak yine de e dogru olanı Biber Hapı kullanımı ile beraber her türlü yağdan yararlanmaktır.
Buna karşılık, çok doymamış bağlı olanlar, örnek olarak omega 3 yağlar kötü kolesterolü düşürmelerine karşılık, iyi kolesterolü de düşürüyor. Böylelikle bir olumlu etkileri bir diğer olumsuz etkileri ile ortadan kaldırılmış oluyor. Margarinlere gelince, her zaman ifade ettiğim üzere, damar yüzeyine bağlanarak damar kireçlenmesine neden olan trans yağların başlıca kaynağı olması nedeni ile mümkün olduğu kadar uzak durmanız gerekli yağlar gurubunda. Yukarıdaki açıklamalarımdan anlayacağınız üzere, kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü artırması açısından acı Meksika biberi hapı kullanarak zayıflarken tek doymamış bağlılar yani özellikle zeytinyağı, takiben konola ve soya yağlarını mutfağınızda hakim kılmanız kalp ve damar hastalıklan başta olmak üzere pek çok metabolik hastalığa karşı korunmanızda son derece önemli olacaktır.
Kırmızı etin yağlarına gelince, hem kolesterol hem de palmitik asit ve stearik doymuş yağ asitlerini bu etlerin yağları bol miktarda içerir. Palmitik ve stearik asitlerin bir olumsuz özelliği vücutta bol miktarda kolesterole dönüşebilmesidir. Diğer tarafta her iki yağ asidi ve diğer kırmızı et yağ asitleri doymuş halde olduğundan kolesterole dönüşmeksizin de damar duvarlarına giderek bu yüzeylere yapışabilmekte ve damar kireçlenmesine neden olabilmektedir. Ayrıca kırmızı et ve kırmızı et ürünlerinde tamamı ile doymuş yağlar ve kolesterol bulunmaz. Bunların yanında azda olsa doymamış yağlar da vardır. Ancak maalesef bu yağların büyük bir kısmı omega 3 değil, omega 6 yağlar şeklindedir.
İngiltere’de en yaygın ölüm sebepleri günümüzde ne yazık ki Hayflick Sınırının sonuna ermeyi kapsamaz neredeyse hepimiz hastalık ya da hızlı yaşlanma sonucunda hücrelerimiz hala bölünürken ölürüz. İngiltere’de, ortalama insan 75.1 yaşına kadar yaşamayı umabilir ve ortalama kadın 79.9 yaşma kadar yaşar. Bu da bizi potansiyel fazladan 40 yıldan mahrum bırakır. Fakat sadece yaşlanma sürecini yavaşlatmanın yanında mevcut hasan da onarabiliriz. Ünlü jerontolog ve beslenme uzmanı John McDougall şunu yazıyor: “Her gün kırılgan bedenlerin daha canlı, aktif, çevik, parlak insanlara dönüştüğünü görüyorum. Başarılı yaşlanmanın sırrı neredeyse inanılmayacak derecede basittir. Bu sağlıklı bir diyet, ılımlı egzersiz Biber hapı kullanımı ve temizlik alışkanlıklarından oluşur. Fakat sonuçlar bir mucizeden daha aşağı değildir.”
Kalp damar hastalığı
Kalp damar hastalığı ya da kalp ve kan damarlarının hastalığı İngiltere’de (yılda yaklaşık 300.000 kişi koroner kalp hastalığından ve felçten ölür) ve ABD, Avustralya ve Güney Afrika’da birincil ölüm nedenidir. Bu aynı zamanda mevcut en önlenilebilir hastalıklardan da biridir. Ünlü ABD’li beslenme uzmanı Dr. minny Couper şöyle diyor,
Tükettiklerimiz ve bizi tüketenler
Günümüzde aileler yiyecek satın alırken genellikle şu kıstasları göz önünde bulunduruyor:
1. Kalorisinin ve Mikrokristalin selüloz ‘ un yüksek olması (Böylece bu yiyecekten fazla miktarda tüketmemiz gerekmez).
2. Hızlı ve kolay hazırlanabilmesi (Başka şeylerle çok meşgulüzdür).
3. Fazlaca çiğnemeye gerek kalmadan yutulabilmesi (Modern insanlar dişlerini fazla kullanmazlar ve çiğnemeye ayıracak fazla vaktimiz yoktur).
Bu kıstaslara göre et, sebzelere kıyasla daha tercih edilebilir gibi görünür çünkü daha az miktarı açlığımızı giderir. Dondurulmuş veya hazır gıdalar tazelerine kıyasla daha çok talep edilmektedir çünkü hazırlanmaları fazla çaba gerektirmez. Paketlenmiş sebze-meyve suları bile taze sıkılmış olanlarına kıyasla daha çok tüketilmektedir. Beyaz ekmek ve rafine undan yapılmış sandviç ekmekleri, simitler, açmalar vb. tam tahıl ekmeklerine göre daha iyi gibi görünürler çünkü çiğnenmeleri daha kolaydır. Rafine edilmiş pirinç ve şeker de çok cazip görünür. Gelişmiş toplumlarımız her şeyi en uygun şekilde hizmetimize sunuyor.
Rafine yiyeceklerin yarattığı tehlikeler
Biber Hapı Besin Takviyesi ile zayıflayıp hayatlarına mutlu şekilde devam eden kişilerden size örnek vermek istiyoruz.
Mert, materyalist dünya görüşüne sahip, evli, iki çocuklu bir gonad tipi vücuda sahip biriydi. Ailesini geçindirme kaygısıyla uzun yıllar yaptığı şirket muhasebeciliğini bırakma cesaretini bularak sevdiği bir işe giriyor: Bilgisayar programcılığı. Beden tipini bilmediği halde, artık işinden aldığı doyumla kendiliğinden tavuk, balık, yoğurt gibi yiyeceklere yöneliyor.
Eşi, doğal olarak bu tür yiyecekleri seven ama kocasıyla kavga etmekten bıktığı için baharatlı acılı yemekler ve yağlı kızartmalar hazırlamak zorunda kalan bir hipofız tipi.
Eşinin iş değiştirmesinden sonraki sofra uyumunu şaşkınlıkla ve mutlulukla karşılıyor. Artık eskisi gibi kavga da etmiyorlar. Evlilikleri daha uyumlu hale geliyor. Çünkü Mert Biber hapı kullanımı sırasında iş ve beslenme davranışlarını değiştirme seçimini yaptı. Sonuç: Mert üç ayda on bir kilo veriyor.
Tayyar müzisyen olmak istediği halde, ailesinin zoruyla doktor olmuş otuz yedi yaşında bir tiroit tipi. Ne doktorluğundan ne de göbeğinden memnun.
Bekâr olduğu için annesi onu bir taraftan börekleriyle besliyor, bir taraftan da doktor oğluna uygun kız arıyor. Doktor babasının ölümüyle Tayyar’ın hayatında da büyük değişiklikler oluyor.
Güney sahillerinde bir tatil köyünde Tayyar gündüzleri doktorluğunu yapıyor, geceleri ise piyanosunun eşliğinde şarkı söylüyor. Annesinin üzerindeki baskısından kurtulup, Meksika Kırmızı biberi ile sevdiği işi de yapmanın verdiği rahatlıkla sebze, tavuk, balık ağırlıklı besleniyor ve… annesinin böreklerini hiç aramıyor. Sonuç: Tayyar üç ayda sekiz kilo veriyor.
Hücrelerin, içlerindeki aşırı sudan kurtulma mekanizmaları da vardır. Ama ortam kuruduğu için suyun içeride tutulması gerekirse, hücre zarı geçirimsizleşir. Bu işlem, zarın yapısındaki kolesterol tortuları tarafından gerçekleştirilir, böylece suyun geçişine izin veren delikler kapanmış olur.
Normalde yemek yenildiğinde su ve enzimler mideyle bağırsaklara geçer. Enzimler besin parçalarını protein yapısını oluşturan her bir amino asitin çok sayıdaki bağlantı noktalarının içine birer molekül su sokarak onları daha küçük parçacıklara ayırır. Serbest suyun kullanımıyla gerçekleşen bu işlemin sonucunda vücuttaki su miktarı azalırken, çözünürlüğü artan katı maddenin kısmen suyunu kaybeden kan ve lenf dolaşımına taşınması gerekir.
Bu sindirim sürecinin sonunda yoğunlaşan kan, bağırsakları terk edip karaciğere gider. Biber hapı kullanın ve su için. Bu sizi rahatlatacaktır. Orada besin yükünün bir kısmı kandan alınır ve kalanı kalbin sağ yarısına gönderilir. Kalbin sağ tarafındaki girişte bağırsaklardan gelen lenf damarları da kana karışır. Dolaşımdaki yoğunlaşmış kanın kalpten sonra gittiği ilk yer akciğerlerdir. Kan, akciğerlerde solunum sırasındaki buharlaşma nedeniyle suyunun bir kısmını daha kaybeder.
İyice yoğunlaşan kan, kalbin sol yarısına geldikten sonra dışarı pompalanır. Kalbi besleyen damarlara, beyin damarlarına ve vücudun ana arteri olan aorta geçer. Zayıflama hapı çeşitleri arasında acı biber en iyi yerdedir. Bu yoğun kan, geçişme olayını düzenleyen beyin merkezlerine gittiğinde, bilince vücuttaki su yetersizliğinin sinyali gider. Red pepper‘ i de alternatif olarak deneyebilirsiniz. O zaman susuzluk ve su içme gereksinimi duyulur.
Fazla kiloları atmak ve ince kalmak istiyor musunuz? Tabii ki Biber Hapını tavsiye ediyoruz. Bu, Meksika Biberi ile kesinlikle ulaşılamayacak bir hedef değil. Ancak her hedefin gerçekleşmesi için olduğu gibi, bunun için de azim ve biraz çaba gerekmektedir. Acı Biber Hapı kullanırken, size hedefinize ulaşmanızı kolaylaştıracak ipuçlarını veriyoruz.
Kalori hesaplarını unutun. Besinlerin şeker içeriği (glisemik indeksi) konusuna yoğun eğilin. Çünkü glisemik indeks, bir besinin şişmanlatıcı hormon insülin yapımını ne derecede artıracağını gösterir.
Vücudunuzda insülin yapımını uyarmayın. Çünkü insülin, kandaki şekerin yağ hücrelerine taşınıp yağ olarak depolanmasına neden olur. Öte yandan yağ yakıcı, gençleştirici büyüme hormonu da ancak kanda insülin düzeyi düşükse fazladır ve etkisini gösterir.
Şeker ve şeker ürünlerinden kaçının. Bunlar kan şekerini aniden yükseltir ve bu yükselmeye bağlı olarak aşırı insülin hormonu salgılanır. Her şekerli besin alımında yinelenen aşırı insülin salgılanması, sonuçta insülin direnci (hücrelerin insüline duyarsızlığı) oluşmasına neden olur ve diyabete götürür. Aşırı insülin diğer hormonlarda da denge bozukluğuna neden olur, hastalıklara ve erken yaşlanmaya yol açar. Oysa tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler ve meyvelerdeki kompleks karbonhidratların sindirilmesi ve kana geçmesi daha uzun zaman aldığından, aniden kan şekerini yükseltmezler ve şekerde olduğu gibi zararlı etki göstermezler. Meksika Biberi Hapı kullanırken insülin değerinizi normale düşürebilirsiniz. Evet bu kanıtlanmış bir gerçektir.
Lif içeriği yüksek olan besinler glisemik indeksi yüksek bile olsa kan şekerini aniden yükseltmez ve insülin dalgalanmalarına yol açmaz. Bu nedenle kayısı, muz, havuç gibi glisemik indeksi yüksekçe olan besinleri diyetinizden çıkarmanız gerekmez. Biber hapı zaten bu besinleri ayarında yemenizi sağlar. Kısacası yiyeceğin lif içeriği glisemik indeksinden daha önemlidir. Tüm sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıl ürünlerinin lif içerikleri yüksek olduğundan glisemik indekslerini hesaba katmadan tüketebilirsiniz. Sadece patates, rafine tahıl ürünleri, kestane gibi nişastadan zengin besinleri ölçülü tüketin.
Biber hapı kullanımı yaparken genlerimizle uyum içinde beslenmemiz gerekir. Hepimiz hayata farklı bir DNA ile başladığımız için, genlerimizle uyum içinde yaşamak hepimiz açısından farklı bir şey ifade eder.
Bazılarımızın diğerlerine göre daha fazla yağ, karbonhidrat ya da proteine ihtiyacı vardır. Meksika biberi hapı ile bunları düşünmenize gerek yoktur. Çünkü ürün yeme düzenini kendisi ayarlar. Sizin için işe yarayanı bulmak zorundasınız. Öte yandan metabolizmanın hepimizde ortak bir takım temel işleyiş prensipleri vardır ve bunları nelerin etkilediğini bulmak için özel testler ve ipuçları mevcuttur.
Öte yandan burada tanıtmak istediğim bir prensip var, çünkü bu, Ultra metabolizma programının çok temel bir parçasıdır. Bu prensip, tam ve işlenmemiş gıdalar yemenin önemidir.
Tam, işlenmemiş, gerçek gıda marketten aldığınızda doğal haline mümkün olduğunca yalan olan gıdadır tam avokado, tam elma, tam tahıl, tam badem ya da tam domates. Bir fabrikada üretilen ya da paketlenen hemen her şey (etiketi olan herhangi bir şey) tam gıda değildir.
Tam gıdalar binlerce yıldır insanlarla birlikte evrildi. Kırmızı biber hapı ile de çok büyük önemleri olan tam gıdaları biz de tavsiye ediyoruz. Bedenlerimiz bunlara uyum sağladı, onlar da bedenlerimize. Tam gıdalardan gelen kaloriler genlerinizle anadillerinde konuşur. DNA’ nız bu gıdaları mümkün olan en etkili ve sağlıklı şekilde kullanması için metabolizmanıza ne yapması gerektiğini söyler.
Bize fazla yararı olmayan karbonhidratlar acı biber hapı kullanımı sözkonusu ise (çok işlenmiş ve yüksek glisemik endeksli) kan şekerini çabucak yükselterek pankreasın insülin salgılamasını hızlandırır çünkü insülinin görevi kan şekerini düzenlemektir. Eğer bu tür karbonhidratları sık sık ve çok miktarda tüketirseniz pankreas her defasında yüksek kan şekeriyle mücadele eder.
Sonuçta da pankreas yorulur ve yüksek insülinden kaynaklanan hastalıklar ve insülin direnci gibi sorunlar baş gösterir. Yanı sıra, karbonhidratın sağladığı enerjiyi çarçabuk tüketecek fiziksel aktiviteniz yoksa, karaciğerin glikojen depoları dolacağından, artığını vücut yağ olarak depolayacaktır. Ne yazık ki yüksek glisemik karbonhidratlar ve onları içeren gıdalar bizim en sevdiğimiz şeylerdir. Patates kızartması, unlu ürünleri, mısır gevreği, bisküvi ve pastalar, bira, hafif alkollü içecekler ve tüm şekerli gıdalar gibi…
Bu tür gıdaları daha az almaya dikkat eder ve onları doğru miktarda protein, doymamış yağ ve yararlı liflerle kombine ederek tüketirsek, sağlığımıza kötü etki etmelerini engellemiş oluruz. Peki, patates bir sebze midir? Evet. Ancak, insan vücudu onu çiğ tüketebilecek enzimden yoksun olduğu için pişirerek yiyoruz. Meksika Biberi sizi bu gibi yoğun sebzelerin kötü etkilerinden de korur. Böylece içeriğindeki nişastanın yapısını değiştirerek kan şekerimizi yükseltiyoruz. Sorun, patates kızartması, haşlaması, püresi ve kumpirin en sevdiğimiz yiyecekler arasında olmasıdır. Ya buğday? Esasen, tahıl ürünleri (bira da dahil!) 10 bin yıldır öğünlerimizde yer alıyor. Bu süre genetik olarak kısa olsa da, Isıl sorun, günümüzde buğdayın fazlaca işlemden geçiyor olmalı. 19. yüzyılın ortalarından beri dünyanın pek çok yerinde çelik merdanen değirmenler kullanılıyor.
Bu tip değirmen, unu (neredeyse tamamı nişastadan oluşmaktadır) kepek ve tohumundan çabucak ayırarak protein, lif, vitamin ve mineralleri atık haline getirir. Öte yandan, çelik değirmenlerden önce kullanılan taş değirmenler ise hâlâ kullanılıyor ve normal undan daha pahalı olan da bize daha sağlıklı un seçenekleri sunuyor. Diğer hububat çeşitlerinden arpa, yulaf, çavdar ve buğdayın ilkel türlerinden bazıları da hâlâ geleneksel ve organik yollarla üretilip işleniyor. Bu tarz gıdaların kırmızı biber kapsülü ile daha iyi bir zayıflama düzeni sağladığı açıktır. Doğal olarak da bizi alerjilerden ve normal unun neden olduğu hazımsızlıktan koruyor. Durum buğdayından elde edilen makarna ve bazı pirinç türleri (esmer, Amerikan tipi çabuk pişen), patates ve undan daha düşük glisemik endekse sahiptir (Bir başka deyişle, kan şekerini aşırı yükseltmez). Yine de bu tür gıdalar da karbonhidratlı olduğundan kısıtlı miktarda tüketilmelidir.
Zayıflamak isteyen, normalden ne kadar fazla olduğunu bilmeli, fazla kiloyu verebilmek için uygun ve uzun bir süre biber hapı kullanımı tayin etmelidir. Zayıflamada biber kapsülü ile şeker ve tatlılar, hamur işleri azaltılmalı, enerji değeri bilinen besinler hesaba uygun olarak alınmalıdır. Hesap dışı yenen yiyeceğin kalorisi karşılığı, yenenlerden düşülmeli; doygunluk vermesi için enerji değeri düşük sebze ve meyveler yemeklerden Önce yenmelidir. Posalı besinler acıkmayı geciktirir. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç yerine bulgur ve kuru baklagil yenmelidir.
Yemekler suda ve ızgarada pişirilmeli, etli yemeklere yağ konmamalı, kızartmalardan kaçınılmalıdır. Acı biber hapı ile yağ alımı olabildiğince azaltılmalıdır. Yağlı süt ve yoğurt yerine, yarım yağlı ve yağsız olanlar; yağlı etlerin yerine de tavuğun derişiz beyaz eti ve balık tercih edilmelidir.
İçki, hareketsizlik, şehir içinde araba ile dolaşmak, yavaş yavaş sallanarak yürümek, kuruyemiş yemek ve kolalı içecekler içme alışkanlıkları şişmanlığı artırır. Yemeyi ve ağırlığı kontrol, yeterli ve dengeli, bilinçli beslenme, şişmanlığı önlemede ve azaltmada etkin olur. Biber hapı zayıflama kapsülü sizi uygun bir biçimde zayıflatmak ve vücudunuzdaki stok yağları eritmek için düzenli kullanım ile çalışır. Uygulanan yeme sınırlanmasına ve hareketlere, normal ağırlık sağlandıktan sonra da devam etmelidir.
Alınan enerjinin % 30′u yağdan, % 50′si karbonhidratlardan, % 20′sinin proteinlerden oluşması tavsiye edilmekte; yağlardan tamamen vazgeçilmemesine dikkat edilmesi gerektiği bildirilmektedir. En ideal yol, beslenmeye dikkat ederek fazla kilo almamak, biber ile fazla kiloyu vermek yoludur, ikinci derecede takip edilecek yol ise hareket ve çalışma ile fazla kiloyu atmak, fazla kiloyu engellemek yoludur.