Etiketler

Bu günlüklerin birçok fonksiyonu vardır. İlk olarak, yiyecek günlükleri neyi, ne kadar yediğiniz konusunda farkındalığınızı artırır. Araştırmacılar diyet yapanlara bir sorumluluk verdiğini ve özellikle de yeni bir diyet planının başlangıcında buna gerek olduğunu önemle vurguluyor. Her gün günlüğe yazmanız amaçlarınıza bağlılığınız, davranışlarınızın belli bir çizgide gitmesi ve daha iyi sonuçlara ulaşmanız konusunda size yardımcı olacaktır.
Mutfağmızdaki en uygun MUFA’larla yemeklerinizi yağlayın. Yağınızı yemek yapma şeklinize (ateşte veya buharda), ununuza ve diğer malzemelerinize göre seçin. Biber hapı diyetinize göre yemek seçmek Biber hapı diyetlerinde çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu konuda ne kadar bilinçli davranırsanız Biber kapsül diyetiniz o kadar başarılı olur. Elbette kilo verme konusundaki diğer uyarıları da gözardı etmemelisiniz.
Soğuk preslenmiş, kimyasal katkı maddesi içermeyen yağları öneririz. Bu doğal yöntem yağın doğal renk, aroma ve besinini korumasını sağlar. Soğuk preslenmiş yağ 49 C derecenin altındaki sıcaklıklarda korumak için ısı kontrollü bir ortamda preslenmiştir. Bu kctenrohumu gibi lezzetli yağlar için önemlidir. Bu yağlar Biber kapsül’ ü ile destelediğiniz diyetlerde aşırı olmamak şartı ile kullanılabilir.
2 ay içinde kullanacaklarınızı saklayacağınız bir kap bulun. Tüm boş kaplar yağın oksitlenmesine veya bozulmasına neden olan oksijenle doludur. Bu (ıslak karton gibi) bayat veya acı bir tat yaratır, E vitamini ve MUFA’ların bozulmasına yol açar. Yağı, oksidasyonun başka bir nedeni olan ışıktan korumak için koyu renkli cam kavanozlar veya (saydam plastik şişelerden daha çok) teneke kutular kullanın. Kanola ve yerfıstığı gibi yağları şişeleri açıklığı halde karanlık, nemsiz bir köşede saklayabilirsiniz, fakat keten tohumu yağı daima buzdolabında saklanmalıdır; çünkü yüksek ısılarda çok daha hızlı bozulur.
Meksika biberi konforun gücü süt ve su için de geçerli. Orduda, dehidrasyon ölümcül sonuçlar doğurabilir. Sıvı alımının nasıl artırılacağını belirlemek için sürekli çalışmalar yapılıyor. Bir yemekhane çalışmasında, sürahiler servis masası yerine teker teker yemek masalarına koyulduğunda, askerler neredeyse iki kat fazla yüzde 81 daha fazla su içtiler. Süt makinesi yedi yerine üç buçuk metre mesafede olduğunda yüzde 42 daha fazla süt içtiler.
Acı biber hapı bir beyaz farenin daha uzun ve tehlikeli mesafede olan lezzetli yiyecek topu yerine, vasat bir yiyeceği tercih edebilmesi gibi, biz de kolay mikrodalga patlamış mısırını, daha az kolay fakat daha lezzetli olan ocakta patlatılmış mısıra tercih etmeyi öğreniyoruz. Ve Eskimoların mango yememesi gibi, Inkalar da hiç fok balıklı yemek tarifleri içeren yemek kitapları yazmadılar. Bu yiyecekler ortalıkta değiller ve onlara ulaşmak için çok fazla çaba gerekiyor.
Kırmızı biber kapsülü ile pazarlığı kim sevmez? Sam’s Club, BJ’s, Costco ve Pace gibi ucuzluk mağazaları harikadır. Yılda yaklaşık 35 dolara buraların seçkin bir üyesi olabilirsiniz. Belki Caddyshack Country Club’daki markaları satmayabilirler, ama fiyatları daha iyidir. Güzel insanlarla dolu bir yüzme havuzuna ya da şık bir golf kursuna giriş hakkı aramayabilirsiniz belki, ama bir fıçı dolusu kraker ve bir kasa dolusu somon balığı alabilirsiniz.
Buzdolabınızda küçük havuçlar, tahıl ürünleri, sevdiğiniz sebzelerden çeşitler veya en sevdiğiniz türde elma (evet, herkes farklı türde elma sevebilir, değil mi?) bulundurun. Bu tip yiyecek tipleri Meksika Biberi etkilerini arttırır. Havuçlar ve elmalar, mükemmel stres düşmanı yiyeceklerdir, çünkü bir kere, açlığınızı bastıracak şekilde tatlıdırlar ve iki, dişlerinizi patronunuzun gırtlağına geçirmek istediğiniz anlarda bunu yapmanız için size bir şey sunarlar. Öfkelendiğinizde, hayal kırıklığına uğradığınızda, üzüldüğünüzde, çıldırdığınızda veya kendinizi kaybettiğinizde, bu yiyecekleri yiyeceksiniz; tabii arada bir beslenme konusunda hatalar yaptığınızda da.
Birçoğumuz, bir diyeti uygulamanın tek yolunun, onu mükemmel uygulamak olduğunu düşünürüz. Ama bu başarısızlık ve utanç için bir zemindir, çünkü asla işe yaramaz. Başarı azimle gelir; zorlukları aşma, büyük resme bakma, iyi alışkanlıkların otomatikleşmesi için başlangıçta çok çalışma kararlılığıyla. Biber hapı diyet yaparken sizi mükemmel bir biçimde savunur. Acıkıp diyetinizi bozmazsınız.
Bölgesel ölçü kontrolü planınızı, işe giderken araba kullanmanız gibi düşünün. Yeni bir şehirde yeni bir işe başladığınız ilk günde otobana girdiniz. Ama sonra buranın Rapunzel’ in duş deliğinden daha tıkalı olduğunu fark ettiniz. Arka yollarla ve kestirmelerle denemeler yaptıktan sonra, işe gitmek için en iyi yolu buldunuz. Artık haritaya ihtiyacınız yok; otomatik olarak yaparsınız ve nereden döneceğiniz konusunda endişelenerek tek bir saniye bile harcamazsınız. Acı biber hapı ile her şey otomatikleşmiştir; tıpkı yeme konusundaki tutumunuzun olması gerektiği gibi. Bu plana başladığınızda, farklı yollar deneyecek, trafiğe sıkışacak, belki biraz kaybolacaksınız. Ama eğer devam ederseniz ve doğru yolu bulursanız, alışkanlıklarınız otomatikleşir, kimyasallarınız dengelenir ve yeme alışkanlığınız sizin için çocuk oyuncağı olur.
Peki, düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı biber hapı diyet tavsiyelerinden sonra Amerika halkı nasıl bir değişim gösterdi? Günden güne artan bir şekilde şişmanlamaya başladık. Buna ilaveten sağlıksız kan kimyasının kesin belirtisi olan ve yetişkinlerde rastlanan şeker hastalığı yayıldı. Bunu yine biber hapı’ nın engelleyebileceğini biliyor muydunuz ?
Peki ters giden şey neydi? Öncelikle yeni, düşük yağlı Amerikan diyetinin, kalp krizi oranlarının oldukça düşük olduğu Çin ve Japonya gibi ülkelerde uygulanan düşük yağlı yüksek karbonhidratlı rejimlerin bir taklidi olacağı düşünüldü. Ama Amerikan gıda endüstrisi bize düşük yağlı ama lezzetli yiyecekler bulmak için kolları sıvadı. Biber hapı’ nın oluşturduğu süper sükse Amerikanları bile şaşırttı. Sonuçta da kurabiye, bisküvi veya pişmiş yiyecekleri de içeren ve bangır bangır “düşük yağlı” ve “kolesterolsüz” diye reklamı yapılan lezzetli, yüksek seviyede işlenmiş yiyecekler üretildi. İşte bu beslenme uzmanlarının hep kötülediği “boş kalori” nin kaynağıydı.
Tam yiyeceklerde, şeker ve nişasta, lif ve besleyici gıdalarla birlikte bulunur. Yani esmer pirinç yediğimizde bu saydıklarımızın hepsini birlikte yemiş oluruz. Pirinç daha kolay ve hızlı pişirilebilmesi için işleme tabi tutulduğunda lifi (ve dolayısıyla besleyiciler) yok olur. Çinli Meksika biber hapı Ama sonuç olarak yediğimiz şey yalnızca nişasta ve kalorilerden ibaret kalır. Yani asıl gerekli olan lif ve besleyiciler yok olmuştur.
Sağlıklı toplumların biber kapsülü diyetlerinden ipuçları yakalamak gerektiğini belirtmiştik. Ancak, bu insanların sağlıklı olmalarının nedeninin diyetleri olduğunu nereden biliyoruz? Kalıtımın, günlük aktivitelerinin, stresin, yaşadıkları çevrenin hiç mi etkisi yok? Tabii ki var! Bunlara da sırası geldikçe değineceğiz. Ancak, yapılan araştırmaların sonuçlarına göre kanser ve kalp hastalıkları gibi zamanımızın en yaygın hastalıklarından ölüm nedenlerinin üçte biri diyetle ilgilidir. Bir toplumun beslenme alışkanlıklarıyla bu hastalıklar arasındaki ilişki daha çok şu yöntemlerle belirlenmektedir:
Ülkeler arası farklılıklar ve başka ülkelere göç eden insanlar üzerindeki araştırmalar: Örneğin, diyetteki yağ içeriği ABD kadar yüksek olmakla birlikte biber hapını daha çok kullanan Finlandiya’da kaim bağırsak kanseri daha az görülmektedir. Bunun nedeni Finlandiyalıların daha fazla diyet lifi tüketmesi olabilir.
Beslenme alışkanlıklarıyla ilgili ilk araştırmaların yapıldığı bir grup olan kırsal Güney Afrika zencilerinin de diyeti hemen tamamen tahıllardan oluşmakta ve kalın bağırsak kanserine hiç rastlanmamaktadır.
Kalp ve kanser gibi hastalıkların riskinin düşük olduğu ülkelerden yüksek olduğu ülkelere (örneğin, Japonya’dan ABD’ye ve Güney Amerika’dan Avustralya’ya) göç eden kişilerde bu hastalıkların oram artmakta, yeni ülkelerindeki düzeylere ulaşmaktadır.
Beslenme alışkanlıklarını ne kadar çabuk değiştirirlerse ” ki bunu biber kapsülü çok rahat sağlar ” hastalığa yakalanma oranlarındaki artış da o kadar hızlı olmaktadır. Aynı ülke içindeki farklılıklar: Eğer kalıtım başlıca faktör olsaydı, bir ülke içinde aynı ırktan kişilerin hastalık oranlarının benzer olması gerekirdi. Oysa, aynı ülkede aynı ırktan ancak farklı bölgelerde yaşayıp yeme alışkanlıkları farklı insanların hastalık oranları da çok farklılık göstermektedir.
Vücudumuzu düzenli olarak iyi besinlerle desteklersek, Biber Hapı artık beyin vücudun diyet yaptığı fikrinde olmaz ve böylece vücudunuza yağa sarılmasını söylemekten vazgeçer. Güney plajı ve Perricone gibi iyi besinli diyetlerle aç bırakan, son durağınızın kilolarınızı geri almak olduğu Atkins ve Pritikin diyetleri arasındaki fark da budur. Biber hapı ile uygulanabilir diyetlerdir. Vücutlarımızı iyi beslediğimizde, depolanan fazla yağ serbest bırakılır ve onlarla beraber bir torba dolusu toksin de atılır, bu da kendinizi iyi ve daha sağlıklı hissetmenize yardımcı olur. Yeterli besin aldığınızda zarar görmüş hücreleriniz tamir edilmeye başlar. Bütün bunlar hızla, çaba sarf etmeden, doğal olarak gelişir. Bir sürü greyfurt yemeniz, kilo verdiren karışımlar içmeniz ve hatta jimnastik yapmanız gerekmez.
Detoksun diğer diyetlerden farkı ise amacının vücudu temizlemek ve dinlendirmek olmasıdır. Ama detoksun doğal sonuçlarından birisi de fazla kilolardan kurtulmayı sağlamasıdır. Bu iki işlemin yaklaşımları da farklıdır. Büyükannem zararlı maddeleri vücuttan atmanın, vücudu hasta olmaktan koruduğunu biliyordu. Bu tür geleneksel bilgiler, insanlar doğal olarak vücudun içini temizlemenin önemini anladığından, her kültürde vardır. Birkaç nesil önceye giderseniz, atalarımızın çoğunun yaşamsal organları temizlemek için yöntemler geliştirdiğini göreceksiniz.
Bu tip uygulamalar daha az endüstrileşmiş ülkelerde insanları aloe vera, cascara sagrada, çalı (Zulu da denir) ya da senna çayı kullanırken görebilirsiniz hâlâ vardır. Bugün çeşitli detoks programları endüstrileşmiş dünyada kullanılmaktadır. Tabii ki insanların ilaçların ya da alkolün zararlı etkilerden arınmak için detoks yapmasına hepimiz aşinayız. Meksika Biberi ile aynı şekilde çevremizde ve besinlerimizle maruz kaldığınız, hücrelerinize ve organlarınıza hapsolmuş toksinleri de atabilirsiniz. Birçok çeşit detoksifikasyon programı vardır. Amaçları farklı olsa da, genelde hedefleri sindirim sürecini engelleyerek vücudun zehirleri atması ve kendini yenilemesidir.