Etiketler
Karaciğerde trigiliseritlerin birikmesi, karaciğer yağlanması olarak tanımlanır. Normalde karaciğer, yağ oranı oldukça düşük bir organdır. Bu oran, kendi ağırlığının yüzde 10′u kadardır. Hatta karaciğer yağ oranı bu orandan bile daha düşüktür.
Özellikle alkol, yağ asidi sentezini hızlandırır ve de yağ asitlerinin trigiliseritlere dönüşmesini artırır. Böylece karaciğerde trigliserit birikimi oluşabilir. Bu durum da zamanla karaciğer yağlanması olarak karşımıza çıkar. Karaciğer yağlanmasında düzenlenecek uygun bir beslenme programı ve Acı Meksika Biberi, iyileşme sürecini hızlandırır. Karaciğer yağlanması tedavi sürecinde alkol tüketiminin tamamen kesilmesinde sonsuz yarar vardır.
Meksika Biberi besin takviyesi ile en fazla dikkat edilmesi gereken besinlerden biri yağdır. Yağlı besinlere ciddi bir kısıtlama getirilmelidir. Örneğin, yağlı peynir, yoğurt, süt, krema, kaymak, mayonez, kızartmalar, et suları, tavuk suları, katı ve sıvı tüm yağların tüketimi en aza indirilmelidir. Karaciğer beslenmesinde protein alımı bir nebze artırılmalıdır. Yağsız et, yağsız peynir, yoğurt, süt uygun besinlerdir.
Karaciğer yağlanmasında şeker tüketimi oldukça azaltılmalıdır. Yerine taze ve kuru meyveler konmalıdır. Karaciğer yağlanması beslenmesinde lesitin önemli bir yer tutar. Çünkü lesitinin yağın taşınmasında önemi büyüktür. Karaciğer yağlanmasında kolin (lesitin) eksikliği olabildiğinden beslenmede lesitin içeren besinlere önem verilmelidir. Yumurta ve soya fasulyesi iyi bir lesitin kaynağıdır.
Ayrıca kilo kontrolü de önemlidir. Fazla ya da çok düşük kilolu hastalarda kilonun normal sararlarda seyretmesi yararlı olacaktır.
Şunu unutmayın, eğer diyabet hastası değilseniz bu kötü bir şey değil. Diyabet hastaları için Meksika Biberi ile İnce Kalmak artık sorun değil. Ama ister kilo sorunundan isterse de diyabet gibi tıbbi bir sıkına yüzünden olsun eğer kan şekeri kontrolü sizin açınızdan dikkate alınması gereken bir olguysa, bu lezzetli patatesin glisemik etkisinin de göz önünde tutmanız gerekir. Ya da Acı Meksika Biberi kullanarak bu tür glisemik endeks ve şeker sorununa kesin çözüm bulabilirsiniz.
Dolayısıyla izin verin burada size karşı mümkün olduğunca açık olayım: Eğer kan şekeri sorununuz yoksa tatlı patates harika bir besindir. Böyle bir sorununuz olsa dahi tatlı patatesi sebze ve biraz proteinle birlikte hazırlanan bir yemeğin içinde mantıklı bir miktarda tüketmek hiç de fena olmaz.
Eğer vücut geliştirmeyle uğraşıyor ve iş sonrası için iyi bir besin arıyorsanız tonbalığı, brokoli ve tatlı patatesten daha iyisini bulamazsınız. Dolayısıyla tatlı patatesin sizin için faydalı bir besin olup olmadığı sağlık durumunuza bağlıdır.
İki ana tip tatlı patates vardır: ıslak (turuncu etli) ve kuru (sarı etli). Her ikisi de çok lezzetlidir. Daha tatlı olan turuncu etli türe Amerika pazarında sık rastlanır.
Islak etli patatesler genelde “Hint yer elması” olarak adlandırılır, ama bu yanlış bir isimlendirmedir. Gerçek Hint yer elmaları (botanik bakımdan dioscoreaceae ailesinden gelirler) Afrika ve Asya’da yetişen çok iri köklü sebzelerdir ki Batı dünyasında ender görülürler.
Ne yaparsanız yapın, tatlı patatesin kabuğunu yemeyi sakın unutmayın. Kabuğu patatesin en faydalı ve en çok lif içeren yeridir.
İnsan vücudunda yağ dokusunun artması birçok hastalığa neden olur. Bu yüzden acil bir önlem almak gerekecektir. Bunun en uygun yolu biber hapı kullanımıdır. Özellikle artan yağ dokusunun sentezlediği bazı maddeler, insan vücudunun normal fizyolojil metabolizmasını kötü yönde etkiler.
Yağ dokusunun fiziksel hacmi ne kadar artarsa metabolizma üzerine olan kötü etkileride o kadar çok artar, bunlara örnek verecek olursak en başta diyabet yani şeker hastalığının başlangıcı sayabileceğimiz, insülin direnci gelişmesinden söz edebiliriz, insülin hormonu insan pankreasından salgılanan ve sindirimin son ürünü olan glikozun hücre içine girerek enerji olarak kullanılmasını sağlayan bir hormondur, özellikle çizgili kaslar glikozu insülin yardımıyla hücre içine alırlar ve enerji olarak kullanırlar, ancak fazla artmış yağ dokusu salgılanan ve kanda normal oranda bulunan insülinin hücre duvarına yapışır.
Glikozu hücre içine sokmasına engel olacak bazı maddeler sentezler, kandan şeker ve insülin normal hatta yüksek iken hücre içine girip kullanılamadığı için şeker açlığı ve yemek yeme isteği oluşur. Bu isteği en aza indirmenin bir yolu yine biber kapsülü düzenli kullanımıdır. Özellikle de tatlı ve karbonhidrat isteği artar, pankreas bunun üzerine çok miktarda insülini kana verir ve bu kez de kan glikozu hızla hücre içine girer. Kanda şekerin hızla düşmesi de düşük şeker bulguları olan titreme, çarpıntı, soğuk terleme, iç geçmesi, fenalık hissi gibi bulgular oluşturur. Bu olay da yemek yeme isteğini özellikle de tatlı yeme isteğini artırarak daha fazla kilo artışı yapar.
Artan insülin miktarı da yağ dokusunu artırıcı özelliğe sahip olduğundan dolayı gittikçe hızlanan bir ivme kazanan şişmanlama gözlenir. Şişmanlamanın önüne acı Meksika biberi sayesinde geçebilirsiniz. Yağ dokusunun daha da artması sonucu bu olay bir kısır döngüye çevirilir ve önlenmez obesite ile diyabet gelişir.