Etiketler
Kaslar vücuda alınan glikoz’ un üçte ikisini tutarken, kalan üçte birlik kısımda karaciğer tarafından ihtiyaç duyulan zamanlarda sonradan kullanılmak üzere alıkonulur. Biber Hapı ile zayıflama safhasında glikozun önemi büyüktür. Ancak karaciğerdeki glikoz’un glikojen rezervi şeklinde depolanmasında üst düzeylere eriştiğinde arta kalan glikojen’i karaciğer sürekli ve azar azar kullanılmak üzere kısımlara ayırarak yağ şeklinde depolar veya kaslara göndererek buradaki hücrelere ve dokulara yağ şeklinde depolatır.
Kandaki glikoz seviyesine ve bu seviyedeki değişmelere en fazla duyarlı sistem sinir sistemi, en fazla duyarlı organsa beyindir. Kandaki glikoz seviyesi artışa geçtiğinde kişide sürekli uyuşukluk ve uyku hali, azaldığında ise zayıflık ve düşkünlük hali dikkati çeker. Buna karşılık ancak kandaki şeker düzeyi normal olduğunda Biber Hapı kullanan kişi kendisini enerjik ve formda hissedebilir. Dolayısıyla kişinin günlük hayatındaki dinamikliği ve kendisini enerjik hissetmesi öncelikle kan şekerini kontrol altında tutan bir diyete yönelmesi ile mümkün olabilir. Kandaki şeker miktarı, örnek olarak yemeklerden sonra olduğu üzere yükseldiği an, kaslar bunu glikojen şeklinde depolar. Daha da yükselmeye devam ettiğinde bu glikojen’ i yağ’a çevirirler. Tersine uzun süreli açlık veya aktivite sonrasında kandaki şeker miktarının düşmesi halinde ise önceden depo edilen kaslardan ve karaciğerden kana ve dolayısıyla dokulara şeker çekilmesi devreye girmiş olur. Biber Hapı ise tok tutucu özelliği yanında kan şekerinin düşmesinin önüne geçebilmektedir.
Glikoz düzeyinin kandaki artışını sezen ilk organ pankreas olup insulin hormonunu salgılayarak bu duruma tepki gösterir. İnsulin hormonu kandaki glikoz’ un kandan karaciğere yönelmesini ve orada glikojen şeklinde (ki insulin fazla glikozun bir kısmını sadece karaciğerde değil, kaslarda da depolatabilir) depolatarak kandaki glikoz düzeyinin düşmesini sağlar. Kaslarda ve karaciğerdeki glikojen de şayet çok fazla düzeylerde depo edilme durumundaysa yukarıda da değinildiği üzere bir kısmı yağa dönüştürülerek depolanır. Ancak kandaki açlığa, egzersize veya aktiviteye ya da bir hastalığa (tümör v. b) bağlı olarak cereyan eden aşırı glikoz miktarındaki azalma beraberinde gene pankreas tarafından salgılanan ancak insulin’ e zıt glukagon adlı hormonun salgılanmasını gündeme getirir.