Etiketler

Amerikan Hükümetinin yiyeceklerimizin güvenini koruyacağı gibi bir düşünceye kapılıp teselli bulmayın. Bu sebeple yediklerinize dikkat edin ve Biber form hapı kullanımına düzenli olarak devam edin. ’Kuş Gribi Salgını’ haberleri geldi ve geçti, fakat bu üzerinde durulması gereken bir gerçekliktir ve kümes hayvanları arasında tekrar salgın haline dönüşmesi an meselesidir. Ulusal Araştırma Konseyi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, bir hayvan yeminin salmenolozlar yoluyla diğer hayvanlara hastalık bulaştırma ihtimali yüzde 90 olarak çıkmıştır. Yüzde 90!
Maalesef sularımızın üzerinde bulunduğumuz topraklardan bir farkı yok. Tamam bazı balıklar belli başlı yağ asitleri, vitaminler, mineraller ve proteinler ihtiva edebilir. Bu balıklar kilo aldırıcı etkiye sahip olduğundan Biber hapı kullanımı gerektirir. Fakat bunları alabileceğiniz başka besin maddeleri de var: Keten Tohumu, balkabağı, susam, ayçiçeği tohumu, fındık, soya, meyveler, sebzeler, lifli yeşillikler ve işlenmemiş bakliyat ürünleri… Balık ve diğer su ürünleri yüksek oranda endüstriyel atıklar ve çiftliklerin kimyasal atıklarından etkilenir ve bu atıkları bünyelerinde barındırır. Bununla beraber balık ve diğer su ürünleri halihazırda bünyelerinde vücudumuz tarafından kolayca emilen cıva ve PCBs maddelerini ihtiva ederler.
Dikkate değer birkaç şey daha: BHC, klordan, DDT, dieldrin, heptaklor ve dioksin. Bu kimyasal nörotoksiteye sebep olabilir, bu da bireyin zihinsel anlamda gerilemesi demektir. Bu sebeple bu kimyasalları hem Biber hapı kullanımı sırasında hemde diğer zamanlarda kullanmayınız. İnsan vücudunda, hislerin bir sinirden diğer sinire geçişini sağlayan asetilkolin denen bir doğal kimyasal bulunur. Bu maddenin görevi bir kereye mahsustur ve eğer vücutta kalırsa zararlı olabilir. Bu yüzden vücudumuz gereksiz asetilkolini atmak için kolinesteras isimli bir enzim üretir. Pestisidler (zararlı ilaçlar) ise vücudumuzun kolinesteras üretmesini engeller.
Kansere sebep olduğu düşünülen cıva denen maddenin vücudumuza olan diğer etkileri ise: Bağışıklık sistemini zayıflatması, kan basıncını yükseltmesi, körlük, kalp krizi riskini arttırması ve doğurganlığı azaltması olarak örneklenebilir. Aynı zamanda ceninler, yeni doğanlar ve çocuklar üzerinde kalıcı beyin hasarlarına neden olabilir.