Etiketler

Enerjinin hayatın kendisi olduğu apaçık ortadadır. İnsanlar için bitkiler ve hayvanlar yegâne yaşam ve enerji kaynağıdır. Bu arada unutmamalıdır ki hayvanlar ya bitkilerle beslenir ya da bitkiyle beslenen hayvanlarla. Oysa insan yeryüzünü örten tüm bitkileri yiyemez. Bunların bir kısmı yararlıdır besin ve enerji sağlar, bir kısmı ise yenmez hatta zehirlidir. Kimisi güç verir kimisi sakinleştiricidir. Bu tür besinler Biber hapı ile desteklenen diyetler mutlaka bulundurulmalıdır.
Bitkiler kendi aralarında sınıflandırılır. Unlu, unsuz, yapraklı, klorofilli, tatlı, acı, yarısert, yarıakışkan gibi… Kimisi toprağın üstünde kimisi toprağın altında yetişir. Bitkisel besinler bitkinin herhangi bir parçası olabilir: soğanı, kökü, sapı, tohumu, yaprağı, meyvası veya çiçeği. Kimisi yağlıdır, kimisi yağsız. Fakat hepsi az veya çok miktarda vitamin içerir. Bu bitkiler her diyette olduğu gibi Acı biber hapı diyetlerinde de önemli bir yere sahiptir.
Unlu sebzeler; tohumlar, kökler ve sürgünlerdir. Unsuzlar; yapraklar ve saplardır. Klorofilli bitkilerin özelliği yapraklarının yeşil olmalarıdır. Havuç ve patates gibi tatlı sebzeler bir miktar şeker içerirler. Acı veya ekşi tat asit oranından gelir. Sertlik ve akışkanlık su oranına bağlıdır. Yağlar tohum ve meyvalarda bulunur. Yaprak ve saplarda oldukça az yağ vardır. Bu yağları Biber hapı diyetlerinde fazla tüketmemelisiniz.
Hipokrat ünlü özdeyişini (“Besinlerin sana ilaç olacaktır”.) söylerken, bitkilerin yararlı yönlerini dile getiriyor olmalıydı. Deneyimlerimiz bize aynı şeyi göstermiştir: Şeker, un veya protein fazlasının neden olduğu hastalıkların giderilmesinde yegâne ilaç sebzelerdir.
İtalyanların kabağı mucizevi bir ilaç gibi gördüklerini biliriz. Neden bu sebzeyi seçmişlerdi? Bir rastlantı sonucu mu? Yoksa batıl inançlarından mı? Belki de bu sebze topraklarında çok yetiştiği içindir. Kabağın sodyum yönünden çok zengin bir sebze olduğunu bilmeleri olanaksızdı. Gerçekten de “kabağın içerdiği organik sodyum karaciğer yetmezliğinde en yararlı maddeyi sağlar.”