Etiketler
Çözülebilir liflerin yokluğundan dolayı neden bugünün mısırlarını yetiştirirken (yeraltı su tabakasının kuruması konusunda bilinen ekolojik sonuçlarla birlikte) çok sulamak gerektiğini anlayabiliyoruz. Kırmızı Biber Hapı’ nın gücü zayıflamada harikalar yaratabiliyor. Batılı bir olgu olan şişmanlık ve aşırı şişmanlık hastalığını iyice tanımak istiyorsak şunu açıkça ortaya koymamız yeterli olacaktır: Modern dünyamızın beslenme alışkanlığı, kan şekeri yükseltici besin maddelerinin (şeker, patates, un, beyaz pirinç) lehine, eski zamanlardaki beslenme alışkanlığının temelini oluşturan kan şekeri düşük glusidlerin (Yeşil sebzeler, mercimek, fasulye, bakla, bezelye, tahıllar, meyveler…) aleyhine işliyor.
Aynı zamanda, son yularda sadece verimliği dikkate alan bütün tarımsal araştırmaların neden yiyecek maddelerinin besinsel kalitesi aleyhine sonuçlandığını da anlıyoruz. Örneğin, tahıllar açısından bakıldığında bu fakirleşme, metabolizmadaki bilinen sonuçlarla beraber, kan şekeri endekslerinin yükselmesiyle kendini gösteriyor. Kan şekerinin de kilo vermede oldukça önemli bir etken olduğunu düşünürsek Kırmızı Meksika Biberi Kapsülü bu konuda bize bir hayli yardımcı olabilecektir. Kan şekeri endeksi tablosuna bakıldığında, modern beslenmenin sol taraftaki kolonda (yüksek kan şekeri endeksi) yer alması ve daha geleneksel beslenmenin sağ taraftaki kolonda bulunması şaşırtıcıdır.
Batı toplumlarının beslenme alışkanlığının oluşumu, sağ kolonda yer alan besin maddelerinin tüketiminden, sol kolondakilere geçişte, yani yüksek kan şekeri endeksli glusidlerin hakim olduğu bir beslenme modelinin benimsenmesinde kendini gösteriyor.
19. yüzyılın başından itibaren, Batılı toplumlar, beslenmenin içine gittikçe daha fazla kan şekeri yükseltici madde katmışlardır. Fakat pankreasları zayıflık işaretleri vermeye başlasa da, aşın şişmanlık hastalığına ilk başta çok fazla rastlanmamıştır. Bunun ötesine geçebilenler zaten biber hapı ile tanışmış kişiler oluyor. Bunun iki açıklaması vardır. Öncelikle, o devrin insanları günümüz insanlarına göre çok daha fazla sebze ve yeşillik tüketiyorlardı.
Tabii ki zayıflatmaya! Sizi optimum sürede ve sağlıklı olarak zaıflatabilir.
Bu yöntem, bir aydan başlayıp, kişiye ve amaca göre birkaç ay sürebilir. Biber Hapı ile 30 kilo fazlasından 3 ayda kurtulan çoğu kişi vardır. Bu süre, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek, “kötü” leri bırakıp iyileri benimsemek (iyi glusidlerle iyi yağların seçimi) için gerekli zamanı içerir. Biber Hapı ile iyi besinler tüketmek ve dengeli beslenmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bir anlamda, organizma, kendisini zehirden arındırıyor ve normalleşme hedefine uygun olarak, metabolizmanın bazı işlevleri (pankreas salgısı) düzenleniyor.
Miktar açısından hiçbir kısıtlama getirmediği için, bu uygulanması kolay bir aşamadır. Hatta düşük kalori rejimi “abone”leri için, bunun bir zevk halini alacağı bile söylenebilir. Çünkü, sonunda, üstüne üstlük yiyerek kilo vereceklerdir.
Bazı besin maddelerini dışladığı (kötü glusidler) ya da günün belirli zamanlarında tüketilmesine izin verdiği için yöntem seçicidir. Bu aşama, dışarıda yemek yendiğinde bile kolayca uygulanabilir.
Öğünler çok çeşitli, protein, lif, vitamin, mineral tuzlar ve eser elementler açısından zengin olan Biber Hapıyla yapılan beslenme dengelidir. Genel anlamda bu yöntem, metabolizmaya hiç zarar vermez, çünkü acıktıkça yiyen kişi, atlanan öğünleri telafi amaçlı oburluk krizleri riskini taşımıyor. Ve kişi, her geçen gün, yeni beslenme modelinin yararlarını keşfetmekten mutluluk duyuyor.
Fakat bu yöntemin ayrıntısına girmeden önce, işin temelini oluşturan birkaç genel noktaya değinmek gerekiyor.
Bitkisel bir mucize: Biber Hapı
Zararlı olduğu sanılan birçok bitkinin bugün yararlı etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun bir örneği, satışı devam eden Civan Perçemidir. Aslında iç dolaşım sistemi düzenleyici olarak Biber Hapı ile birlikte kullanılabilir.
Aynı şekilde, zayıflatıcı etkiye sahip Çin bitkileri de (ne kadar egzotik olursa insanların o kadar çok hoşuna gidiyor) ciddi fazdalara sahip. İşte Meksika Biberini oluşturan Çin gıda mühendisleri de bu bitkileri kullanıyorlar.
Savunulabilecek maddeler, glucomanane gibi eriyebilen liflerdir. Fakat bunların da, küçük dozda alındıklarında hiçbir etkileri olamamaktadır.
Günde dört gramlık bir miktar, bir anda duyulan büyük açlığı çok kısa sürede bastırması açısından ilginç olabilir. Biber Kapsülü ile birlikte kullanılabilir. Yemeklerden yarım saat önce (midede şişiyorlar) büyük bir bardak su ile alındıklarında, doygunluk hissi verip salgılanan ensülin miktarını azaltırlar. Ancak, öte yandan da, dayanılmaz gaz şişkinliklerine uygun ortam yaratırlar.
Bu sözü söyleyip de “zayıflayamadım” diyen hiçbir kişi olmamıştır. Biber hapı 3 seneden beri üretiliyor ve bu süre zarfında ondan etki görmeyen olmadı.
Mineral tuzlar Biber Hapı için temel bir maddedir. Sinirlerin, kasların çeşitli metabolik ve elektrokimyasal işlevlerine olduğu gibi; diş ve kemik gibi yapısal oluşumlara da aktif olarak katılır. Bunun yanı sıra kimi mineraller, organizmadaki birçok biyokimyasal tepkide katalizör görevi de görür.
Mineralleri iki grupta incelemek gerekir:
- Organizmaya fazla miktarda gerekli olanlar: Bunlar makro elementlerdir.
- Daha az miktarda gerekli olanlar: Eser-elementler.
Bu maddeler organizmadaki biyokimyasal reaksiyonlarda katalizör görevi görür. Bir anlamda, enzimleri harekete geçiren aracılar olarak görülebilir. Yokluklarında kimyasal reaksiyonlar oluşmaz. Organizmada son derece az miktarda bulunsalar da varlıkları vazgeçilmezdir.
Bazı elementler çok uzun zamandır biliniyor. Bunlara örnek olarak, nasıl etki ettiği bilinmemesine rağmen, sağlığa yararı daha ilkçağlarda keşfedilen demiri gösterebiliriz.
Fakat bunların çoğu, “uygarlık hastalıkları” diye adlandırabileceğimiz örneğin, halsizlik yorgunluk gibi hastalıklar üzerinde yapılan araştırmalar sayesinde keşfedilmiştir.
C vitamini depo edilen bir vitamin değildir. Ve Biber Hapı için önemi büyüktür. Bu nedenle fazla alınan miktar idrar yolu ile atılmaktadır. Fakat ilginçtir ki Biber Kapsülü bu vitaminin emilimini arttırabilmektedir. Gayet tabii ki greyfrutta sadece C vitamini yoktur. Bunun yanı sıra birçok vitamin ve mineral de mevcuttur.
Gene iki yüz elli gramlık bir adet greyfrutu ele alıp, içeriğine bir göz atalım. Hemen her meyvede olduğu gibi greyfrutta da potasyum yüksek düzeydedir. İçeriğinde üç yüz kırk miligram potasyum bulunur.
Bir bireyin günlük ortalama iki bin – dört bin miligram arası potasyuma ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç Biber Hapı kullanırken artabilmektedir. Çünkü, potasyum birçok bedensel işlevde önemli rol oynamaktadır.
Metabolizmanın her hücresinde potasyum bulunur. Potasyum özellikle kalbin, kasların ve sinir sisteminin çalışması için önemlidir. Ayrıca, kandaki normal şeker düzeyinin korunmasında da rol oynamaktadır.
Gerçi, bir adet greyfrut tükettiğinizde tüm potasyum ihtiyacınızı karşılayamazsınız ama birkaç tane daha greyfurt veya herhangi başka bir meyve daha yerseniz, günlük potasyum ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Düşük kalori ile Biber Hapı zayıflama rejimlerinde (1500 kcal altına düşüldüğünde) vitamin, mineral tuzlar ve eser elementlerin yetersizliğiyle karşılaşılabileceğini düşünmek kehanet olmamalıdır.
Montignac metodu, glusidlerin glisemik endeksleri göz önüne alınarak yapılan besin seçimi uygulamasına dayanıyor. Glisemik endeks kavramı glusidli bir besinin yenmesi sırasında, kandaki şeker oranının yükselme miktarını ölçer. Glisemi ne kadar yüksekse Meksika biberi ile (glisemik endeks ne kadar yüksekse) şişman kişinin pankreası da ensülini o ölçüde fazla salgılayacaktır. Hiperensülinizm (ensülin fazlalığı) lipogenezi (yağ birikimi) hızlandıran lipoprotein lipazı uyararak sağlamaktadır.
Yine Hiperensülinizm lipolizi (yağların parçalanması) hızlandıran trigliserid lipazı engelleyerek kişinin şişmanlığının artmasına neden olacaktır. Bu nedenle Montignac metodunun tezi; hiperglisemi yapan besinlerle beslenenlerde hiperglisemi Hiperensülinizm arasında bir sebep sonuç ilişkisi kurup bunun kilo alımına sebep olduğuna dayanıyor.
Glisemik endeksleri düşük besinleri seçerek Hiperinsülizm ve bunun olumsuz sonucu olan şişmanlama engellenebilir. Montignac yönteminden Biber Hapı ile olumlu sonuçların sağlanabilmesi için kitapta verilen bilgilerin ve beslenmenin doğru bir şekilde uygulanmasının yeterli olacağı kanaatindeyim.
Kırmızı biberin bir başka özelliği de, kanın kalp ve akciğerde dolaşımına zarar verebilecek pıhtılaşmaları önleyebilmesidir. Bangkok’ta bir araştırmacısı, kendi insanları arasında hayati tehlike oluşturabilecek kan pıhtılarının oluşumunun bu kadar az olmasının nedeninin yedikleri yiyecekler olup olmadığını merak etmişti.
Araştırmada Bangkoklu bir grup gönüllüye keskin baharatlarla pişirilmiş, üzerine de iki çay kaşığı dolusu kırmızı biber rendelenmiş makarna verildi. Diğer gruba da baharatsız, sade makarna verildi. Yemeğin hemen ardından yapılan ölçümlerde, kısa süreli de olsa, kırmızı biber yiyenlerin kanlarındaki pıhtı çözücü aktivitenin önemli ölçüde arttığı bulundu.
Cesur bir kadın da, kırmızı biber sosunu yutmadan ağzında beş dakika tutmaya gönüllü olmuştu. Aslında dört dakika yirmi saniye dayanabildi ama bu bile kanındaki pıhtı çözücü aktivitenin artmasına yetmişti. Öyle anlaşılıyordu ki, ağızdaki yanma hissinin bizatihi kendisi kanın sulanmasını tetikleyebiliyordu. Hemen her yemekte düzenli olarak yenen kırmızı biber kandaki pıhtıların temizlenmesini sağlıyordu.
Kırmızı biber, kolesterol seviyesini düşürdüğü için de kalp açısından yararlı bir baharattır. Tavşanlar üzerinde yapılan deneylerde, kırmızı biberin aktif maddesi olan kapsaisinin, karaciğerin kolesterol üretimini engellediği, böylece kolesterol açısından zengin yiyecekler yeseler bile hayvanların kanlarındaki kolesterol seviyesinin düştüğü görülmüştür.
Biber Hapı da bu mucizeyi içerir.
İşte Biber Hapı kullanıcıları için yaptığımız fazla kilolara neden olan tespitler:
- Genetik Yapı: Genetik yapıya bağlı yani irsi olan kilo fazlalığı, kişinin elinde olmadan oluşur. Ama bu oluşumda egzersiz ve bilinçli beslenmeyle kontrol altına alınabilir.
- Hormonlar: Hormon dengesi özellikle kadınlarda çok önemlidir. Fazla kilolar hormon dengesindeki değişimden yada bozukluktan kaynaklanıyor olabilir. Hormon testi yaptırmak böyle bir problemin olup olmadığını ortaya çıkartacaktır.
- Beslenme Bozukluğu: Dengesiz ve aşırı yemek, yağ kitlesinin artmasına yani kilo almanıza sebep olacaktır. Bu problem, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirip sağlıklı hale soktuğunuzda ve bunu egzersiz programlarıyla desteklediğinizde yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.
- Hareketsizlik: Alman kalori harcanan kaloriden daha fazla olduğunda doğal olarak harcanamayan kalori karaciğerde ve deri altmda yağ olarak depolanacaktır. Egzersizle fazla kalorilerinizi yakabilir ve fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
- Stres: Kişilerin kendilerini baskı ve gerilim altında hissettiğinde sıkça yaptıkları en olumsuz davranış abur cubur yemek ve ihtiyaçtan fazla gıda almaktır. Stres, hem kilo almada hem de kilo kaybında rol oynar.
- İlaçlar ve depresyon: Bazı ilaçların kullanımı kilo almaya sebep olur. Hormonal ilaçlar, kortizon, doğum kontrol hapları, bazı depresyon ilaçları ve ağrı kesiciler…
- Hormonal yapımızdaki değişiklikler hücrelerimizin yaptığı ya da dışardan aldığımız çeşitli hormonlar bizi farkında olmadan şişmanlatır.
- Yemek işi ile fazla meşguliyet bir başka sebeptir.
- Beslenme alışkanlığında yapılan yanlışlıklarda ısrar etme.
- Yaşama tarzı ve özellikle az hareketli hayat önemli bir sebeptir.
- Stres, çağımızda en önemli şişmanlama sebebi olarak düşünülmektedir.
- Sinir sisteminden kaynaklanan çeşitli hastalıklarda hem hastalığın etkisi ile hem de alman ilaçlardan dolayı şişmanlamak mümkün.
- Sık diyet değiştirme, uzun süre aç kalma veya şişmanlığı engelleyici bazı ilaçlar kullanma sonucu vücut dengesi ve düzenin bozulması
- Refah düzeyindeki artışa bağlı alman gıdaların zenginleşmesi.
- Teknolojinin ürettiği tadı hoş rafine gıdalarla beslenme tarzı. Modern beslenme olarak bilinen bu besinlerde zararlı yağ, şeker ve undan zengindir.
Balık yağlarıyla beslenmiş bir biber hapı diyetinin sizi ne kadar sağlıklı zayıflatabileceğini bilseydiniz uygulamak için elinizden geleni yapardınız.
Elzem yani ihtiyacınız olan yağ asitlerini dengeli oranda Biber Hapı kullanımı süresince yemek için w-6 yağ asidi, özellikle linoleik asit alınımını azaltmanız gerekebilir. Vücudunuzun çok az miktarda EFA’lara gereksinimi vardır. Günlük hepsi 3-4 gram olan bu miktarı kanola yağı, keten tohumu yağı ve zeytinyağından alacaksınız. Linoleik asit alımınızı sağlıklı düzeyde tutmak için bu besini fazlaiçeren mısırözü, aspur, yer fıstığı, soya , ayçiçeği, ve pamuk yağlarından kaçınınız.
Aynı şekilde bu yağlardan yapılmış mayonez, salata sosları gibi ürünlerden de kaçınacaksınız. Bunlar içinde aspur yağında en fazla linoleik asit vardır, en istenmeyen oranı verir. Bilindiği gibi, 6’nın w-3’e oranını 4’ünj altında tutmanız isteniyor. Amerika birleşik devletlerinde trans yağ asitlerinden kaçınmak zordur. Tabi sözkonusu olan bir Meksika biberi koruması yok ise…
Çünkü onlar bütün yiyeceklere girmiştir.
Trans yağında kaçınmak için etiket okumak istemiyorsanız paketlenmiş ve ambalajlanmış yiyeceklerden uzak duracaksınız ve tamamen rafine olmamış yiyecekleri yiyeceksiniz.
Biber Hapı kullanımınız yanında B12 kullanmanız önerilmektedir. B12 vitamini hayvansal proteinlere yapışık halde yer aldığından bu vitamin için diğer vitaminlerdekinden farklı olarak, özellikle ve tek alternatif olarak hayvansal gıda özellikle de et ve et ürünleri, yani kanatlı eti, kasaplık hayvan etleri, av hayvanları, balık ve deniz ürünleri ve bunların ürünlerini tüketmek zorundasınız.
Ancak genelde diyetle alınan B12 vitaminine tek başına güvenmeyin ve mutlaka Biber Hapı ile deneyin. Zira yukarıda da değinildiği üzere bu vitamin proteine sıkı sıkıya yapışmıştır. Birde yaşlılığın etkisi ile eklenen mide asiditesi yetersizliği de dikkate alındığında B12′nin serbest kalıp emilmesi şansı azalmaktadır. Tüm bu faktörler yani yaşlılık, yeterli hayvansal gıda alınıp alınmadığı şeklindeki faktörler dikkate alınarak gerekirse bir B12 tableti alımına başvurulmalıdır. B12 vitamini tableti alınırken de diğer B kompleks üyelerinin formül içinde yer aldığından emin olun. Zira tek başına olmasından ziyade diğer B vitaminleri ile birlikte alındığında emilimi artmaktadır.